ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna'nın Rusya'nın ikinci büyük şehri St. Petersburg'a yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından savaşın daha da tırmanma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Rubio'nun açıklamaları, Ukrayna'nın Salı günü Rusya'nın düzenlediği geniş çaplı füze saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirdiği saldırının hemen ardından geldi. Rus saldırılarında en az 23 kişi hayatını kaybetmişti. Ukrayna, St. Petersburg'daki enerji altyapısını hedef alan saldırının, Rusya'nın sivil yerleşimlere yönelik saldırılarına bir yanıt olduğunu açıkladı.
St. Petersburg'da insansız hava aracı saldırısı
Ukrayna istihbaratının gerçekleştirdiği belirtilen saldırıda, St. Petersburg'un kuzeyindeki bir enerji tesisine ait transformatör istasyonu hedef alındı. Bölgede patlama sesleri duyulurken, yetkililer can kaybı yaşanmadığını ancak elektrik kesintileri meydana geldiğini bildirdi. St. Petersburg, Rusya'nın en büyük ikinci şehri ve ülkenin kritik enerji ve lojistik merkezlerinden biri. Saldırı, Ukrayna'nın savaşı Rusya topraklarının derinliklerine taşıma kapasitesini göstermesi açısından önem taşıyor.
Rubio, saldırının savaşın seyrini değiştirebileceğini belirterek, taraflar arasındaki gerilimin daha da artmasından endişe duyduğunu ifade etti. ABD yönetimi, Ukrayna'ya askeri desteğini sürdürmekle birlikte, çatışmanın NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmaya dönüşmemesi için kontrollü bir politika izliyor. Ancak Ukrayna'nın Rusya içindeki hedeflere yönelik saldırılarının artması, Washington'da bu tırmanma riskini yeniden gündeme taşıdı.
Sivillere yönelik saldırılar ve uluslararası tepkiler
Rusya'nın Salı günü düzenlediği saldırılar, Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerindeki sivil yerleşimleri hedef aldı. Harkiv, Zaporijya ve Donetsk bölgelerinde 23 kişinin öldüğü, onlarca kişinin yaralandığı açıklandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı 'Rus terörü' olarak nitelendirirken, uluslararası topluma daha fazla hava savunma sistemi ve mühimmat çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ise sivil altyapıya yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceği uyarısını yineledi.
Avrupa Birliği ve NATO, Ukrayna'ya destek mesajlarını yinelerken, savaşın tırmanmasını önlemek için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini vurguladı. Ancak taraflar arasında doğrudan bir müzakere süreci bulunmuyor. Ukrayna, Rusya'nın işgal altındaki toprakları boşaltması koşulunu öne sürerken, Kremlin ise Ukrayna'nın silah bırakmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna-Rusya savaşı, Türkiye’nin hem Karadeniz’deki güvenlik çıkarlarını hem de enerji politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenmiş, Tahıl Koridoru Anlaşması gibi diplomatik girişimlere ev sahipliği yapmıştı. Ancak çatışmanın tırmanması, Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Ukrayna’ya destek verse de Rusya ile enerji ve turizm alanlarında önemli bağları bulunuyor. Savaşın tırmanması, Ankara’nın denge politikasını zorlayabilir ve enerji fiyatlarında yeni dalgalanmalara yol açarak Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir.