ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti alamayacağını belirterek, "Burası uluslararası bir su yolu" dedi. Rubio'nun bu açıklaması, Tahran yönetimiyle devam eden nükleer müzakerelerin tıkanma noktasına geldiği bir dönemde geldi. İran'ın son haftalarda bölgedeki gerilimi artırma çabalarına karşı ABD'nin net bir tutum sergilediği görülüyor.
Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor
İran, son dönemde Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik denetimleri sıkılaştırdı ve bazı yabancı bandıralı tankerlerden geçiş ücreti talep etti. Tahran yönetimi, bu uygulamanın uluslararası hukuka uygun olduğunu savunsa da ABD ve müttefikleri, boğazın serbest geçiş hakkını ihlal ettiğini belirtiyor. Rubio, yaptığı açıklamada, "Hiçbir ülke uluslararası sularda keyfi vergi veya harç uygulayamaz. İran'ın bu girişimleri kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir nokta. Bölgede yaşanacak herhangi bir gerginlik, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilir. Uzmanlar, İran'ın bu hamlesinin aslında nükleer müzakerelerde elini güçlendirme amacı taşıdığını düşünüyor.
Nükleer müzakerelerde son durum
ABD ile İran arasında 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması için yürütülen müzakereler son aylarda önemli ölçüde yavaşladı. Taraflar, uranyum zenginleştirme seviyesi ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda henüz uzlaşmaya varamadı. Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hamlelerinin müzakerelere zarar verdiğini belirterek, "Tahran, uluslararası toplumun iyi niyetini suistimal ediyor. Bu tür adımlar güveni zedeler" dedi.
Öte yandan, bazı bölgesel uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumunun aslında Körfez ülkelerini rahatlatmayı hedeflediğini ifade ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere körfez ülkeleri, İran'ın bölgedeki nüfuzundan rahatsızlık duyuyor. ABD'nin net tavrı, müttefiklerine verdiği güvencenin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji fiyatları ve bölgesel istikrarı açısından önem taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgazının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak boğazdaki gerginlikten doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki bu tür anlaşmazlıklar, Türkiye'nin hem İran'la enerji iş birliğini hem de ABD ile NATO müttefikliği arasındaki dengeyi etkileyebilir. Türk dış politikası, bu tür krizlerde arabulucu rolü üstlenerek hem enerji güvenliğini korumaya hem de bölgesel barışa katkıda bulunmaya çalışacaktır.