ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, uluslararası alanda 'aşırı sol terörizm' olarak tanımladığı eylemleri ele almak üzere bir zirve düzenliyor. Uzun süredir planlanan bu konferans, özellikle eski üst düzey yetkililer ve gözlemciler tarafından, Trump yönetiminin antifa (aşırı solcu militan grup) üzerindeki odağının yarattığı endişeleri gidermekten uzak olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Zirvenin, terörizm tanımı ve kapsamı konusunda uluslararası bir tartışma başlatması bekleniyor.
Zirvenin arka planı ve hedefleri
Rubio, zirvenin amacının 'aşırı sol ideolojilerin beslediği şiddet eylemlerine karşı küresel bir iş birliği zemini oluşturmak' olduğunu belirtti. Ancak, Trump yönetiminin daha önce antifa'yı terör örgütü olarak sınıflandırma girişimleri, hukuki ve siyasi engellerle karşılaşmıştı. Zirveye katılacak ülkeler arasında, sol tandanslı gruplara karşı sert önlemler alan Macaristan ve Polonya gibi ülkelerin de bulunduğu bildiriliyor.
Konferansta, aşırı sol grupların finansman yolları, propaganda yöntemleri ve uluslararası bağlantıları masaya yatırılacak. Ancak eleştirmenler, bu zirvenin aslında Trump yönetiminin iç politikadaki popülist söylemlerini uluslararası alana taşıma çabası olduğunu savunuyor. Eski bir ABD Dışişleri yetkilisi, 'Terörizmle mücadele, ideolojik bir hedef listesi haline getirilmemeli. Bu, ittifaklarımıza zarar verebilir' uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Zirve, ABD'nin Avrupalı müttefikleriyle terörizm tanımı konusunda yaşadığı görüş ayrılıklarını da su yüzüne çıkarıyor. Avrupa Birliği ülkeleri, aşırı sağ ve aşırı sol terörizmi eşit derecede tehdit olarak görürken, ABD yönetiminin aşırı sola odaklanması, 'çifte standart' eleştirilerine yol açıyor. Özellikle Almanya ve Fransa, antifa benzeri grupların şiddet eylemlerini kınamakla birlikte, bu grupların devlet düzeyinde terör örgütü olarak sınıflandırılmasına karşı çıkıyor.
Küresel ölçekte ise, bu zirvenin otoriter rejimlere muhalif grupları 'terörist' olarak damgalama konusunda meşruiyet kazandırabileceği endişesi dile getiriliyor. İnsan hakları örgütleri, 'aşırı sol' tanımının muğlaklığına dikkat çekerek, bu tür girişimlerin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için kullanılabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, terörizmle mücadelede kapsamlı bir yaklaşım benimseyen ülkelerden biri olarak, ABD'nin aşırı sola odaklanmasını kendi güvenlik öncelikleri açısından değerlendirebilir. Türkiye, PKK ve FETÖ gibi yapılarla mücadele ederken, terörizmin ideolojik ayrım gözetmeksizin tanımlanması gerektiğini savunuyor. Bu zirve, Türkiye'nin terörizmle mücadelede uluslararası iş birliği vurgusunu güçlendirme potansiyeli taşıyor. Ancak, zirvenin sadece aşırı solu hedef alması, Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde beklediği uluslararası desteğin daralması riskini de beraberinde getirebilir.