Londra merkezli hedge fon devi Rokos Capital Management'ın kurucusu Chris Rokos'un Birleşik Krallık'tan ayrılarak Yunanistan'a yerleşeceği ve Atina'da bir ofis açacağı öğrenildi. Konuya yakın kaynaklara göre, milyarder finansçı, Birleşik Krallık'taki vergi rejiminden duyduğu memnuniyetsizlik nedeniyle ikametgahını değiştirme kararı aldı. Bu hamle, son yıllarda birçok üst düzey finansçının İngiltere'yi terk etmesinin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Rokos'un Kararının Arka Planı
Chris Rokos, 2015 yılında Brevan Howard'dan ayrılarak kendi hedge fonunu kurmuş ve kısa sürede dünyanın en başarılı makro fon yöneticilerinden biri haline gelmişti. Rokos Capital Management, özellikle faiz oranları ve döviz kurları üzerine yaptığı agresif pozisyonlarla tanınıyor. Şirketin yönetimi altındaki varlıkların büyüklüğü milyarlarca doları buluyor. Rokos'un Birleşik Krallık'ı terk etme kararında, ülkenin yüksek gelirli bireylere uyguladığı vergi oranlarının ve Brexit sonrası finans sektörüne yönelik belirsizliklerin etkili olduğu belirtiliyor.
İngiltere'de 45p'lik ek vergi dilimi ve sermaye kazançları vergisindeki artışlar, birçok finansçıyı alternatif arayışlara itmiş durumda. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın pandemi sonrası artan kamu borç yükünü finanse etmek için zenginlere yönelik vergileri artırma sinyalleri, bu göçü hızlandırdı. Rokos'un Yunanistan'ı seçmesinin nedeni ise ülkenin yeni getirdiği vergi avantajları: Yunanistan, yabancı gelirini ülkeye taşıyan yüksek gelirli bireylere sabit yıllık 100.000 euro vergi ödeme seçeneği sunuyor. Bu düzenleme, 2020'de çıkarılan bir yasa ile yürürlüğe girdi ve özellikle finans ve teknoloji sektöründen ilgi görüyor.
Finans Dünyasında Artan Vergi Göçü
Rokos, İngiltere'den ayrılan tek üst düzey finansçı değil. Son yıllarda birçok hedge fon yöneticisi ve milyarder iş insanı, benzer nedenlerle İtalya, İsviçre, Monako veya Dubai gibi düşük vergili bölgelere taşındı. Örneğin, Brevan Howard'ın kurucusu Alan Howard da benzer şekilde İsviçre'ye yerleşmişti. Bu tür göçler, Londra'nın küresel finans merkezi konumunu zayıflatma riski taşıyor. İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ardından, şehirdeki finansal hizmetler sektörü zaten belirsizliklerle boğuşuyor. Şimdi ise vergi politikaları, ülkenin en değerli ihracat kalemlerinden biri olan finansal hizmetler için yeni bir tehdit oluşturuyor.
Yunanistan'ın bu hamlesi, ülkenin ekonomik toparlanma çabalarına katkı sağlayabilir. 2010'lu yıllarda borç kriziyle sarsılan Yunanistan, son yıllarda yapısal reformlar ve yatırım teşvikleriyle dikkat çekiyor. Atina'da açılacak ofis, Rokos Capital Management'ın Avrupa'daki varlığını güçlendirecek ve yerel istihdama katkı sağlayacak. Ancak uzmanlar, bu tür taşınmaların ev sahibi ülkeye sağladığı faydaların sınırlı olabileceğini, çünkü bu kişilerin genellikle yerel ekonomiye tam entegre olmadığını belirtiyor.
Küresel Piyasalar ve Düzenleyici Etkiler
Rokos'un kararı, küresel finans piyasalarında dalgalanma yaratmadı; ancak uzun vadede Londra'nın rekabet gücüne ilişkin endişeleri artırabilir. Birleşik Krallık, finans sektöründen önemli miktarda vergi geliri elde ediyor. Yüksek gelirli bireylerin ülkeyi terk etmesi, bu gelirlerin azalmasına yol açabilir. Öte yandan, Yunanistan gibi ülkeler, bu tür göçleri çekmek için vergi teşvikleri sunmaya devam ediyor. Bu durum, ülkeler arasında vergi rekabetini körüklüyor ve küresel vergi adaleti tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor.
OECD ve AB, bu tür vergi göçlerini engellemek için çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ancak bireysel ikametgah değişiklikleri, uluslararası vergi anlaşmaları çerçevesinde yasal bir hak olarak görülüyor. Rokos'un hamlesi, diğer finansçılar için de bir emsal teşkil edebilir ve önümüzdeki dönemde benzer haberlerin artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rokos'un Yunanistan'a taşınması, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Yunanistan'ın yüksek gelirli yabancıları çekmek için sunduğu vergi avantajları, Türkiye'nin de benzer teşvikler uygulaması yönünde bir baskı oluşturabilir. Türkiye, son yıllarda yabancı yatırımcı ve nitelikli iş gücünü çekmekte zorlanıyor; böyle bir hamle, rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, Yunanistan ekonomisinin güçlenmesi, Ege ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri etkileyebilir. Ancak doğrudan bir etki beklenmemeli; zira bu tür bireysel taşınmalar kısa vadede makroekonomik göstergelere yansımaz. Yine de Türkiye, vergi politikalarını gözden geçirerek benzer fırsatları değerlendirebilir.