Romanya'nın en büyük bankalarının hisseleri, ülkenin rekabet otoritesinin para piyasası faiz oranlarının belirlenmesinde gizli anlaşma yaptıkları gerekçesiyle rekor düzeyde para cezası uygulamasının ardından sert bir düşüş yaşadı. Bükreş merkezli Rekabet Konseyi, bankalar arası faiz oranlarının manipüle edildiği iddialarına yönelik soruşturma kapsamında toplam 320 milyon Rumen leyi (yaklaşık 70 milyon dolar) ceza kesti. Bu ceza, Romanya'nın rekabet hukuku tarihindeki en yüksek miktar olarak kayıtlara geçti. Soruşturma, 2015-2019 yılları arasında bankaların, kredi ve mevduat faizlerini etkileyen ROBOR (Romanian Interbank Offered Rate) endeksini kendi lehlerine yönlendirmek için koordineli hareket ettiğini ortaya koydu.
Ceza Hangi Bankaları Etkiledi?
Rekabet Konseyi'nin açıklamasına göre, cezalar arasında en büyük payı 150 milyon leyle Banca Transilvania alırken, onu 100 milyon leyle BRD-Groupe Societe Generale ve 70 milyon leyle Romanya Tasarruf Bankası (CEC Bank) takip etti. Kararın ardından Banca Transilvania'nın hisseleri yüzde 7, BRD'nin hisseleri ise yüzde 5 değer kaybetti. Analistler, cezanın bankaların kârlılığı üzerinde kısa vadede önemli bir etki yaratacağını, ancak daha büyük riskin itibar kaybı ve düzenleyici denetimin artması olduğunu belirtiyor. Soruşturma kapsamında bankaların, ROBOR endeksini düşük tutarak kredi maliyetlerini yapay olarak artırdığı ve tüketicilere daha yüksek faiz uyguladığı iddia ediliyor. Bankalar ise suçlamaları reddederek karara itiraz edeceklerini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, Avrupa Birliği'nin finansal piyasalarda rekabet ihlallerine karşı artan hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. 2016 yılında Avrupa Birliği Adalet Divanı, bankalar arası faiz oranı manipülasyonu suçlamalarıyla ilgili olarak bir dizi Avrupa bankasına toplam 1,5 milyar euro ceza kesmişti. Romanya'daki bu son gelişme, özellikle gelişmekte olan piyasalarda benzer düzenlemelerin sıkılaştırılması yönünde bir sinyal olarak yorumlanıyor. Bölgedeki diğer ülkelerin de kendi bankacılık sistemlerinde faiz oranı belirleme mekanizmalarını mercek altına alması bekleniyor. Ayrıca, bu ceza yabancı yatırımcıların Romanya'ya olan güvenini zedeleyebilir ve benzer riskleri taşıyan diğer Doğu Avrupa ülkelerinde de yatırım kararlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Romanya'daki bu ceza, Türkiye için faiz oranı belirleme mekanizmalarının şeffaflığı ve rekabet otoritelerinin bağımsızlığı açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de bankalar arası faiz oranı (TRLIBOR) benzer bir endeks olarak kullanılmakla birlikte, henüz böyle bir manipülasyon iddiasıyla karşılaşılmamıştır. Ancak, küresel düzenleyici eğilimlerin Türkiye'de de daha sıkı denetimleri beraberinde getirmesi olasıdır. Özellikle yabancı yatırımcıların güvenini artırmak isteyen Türkiye'nin, Romanya'daki gibi skandalların önüne geçmek için finansal piyasalarda şeffaflığı ve rekabeti güçlendirmesi gerekmektedir. Bu durum, aynı zamanda Türk bankacılık sektörünün uluslararası standartlara uyumunu da tetikleyebilir.