RBC Capital Markets ABD hisse senedi strateji araştırma başkanı Lori Calvasina, Federal Rezerv'in (Fed) faiz artırımlarına devam edeceği endişelerine rağmen ABD şirket karlılığının hisse senetlerini ayakta tuttuğunu belirtti. Ancak Calvasina, piyasanın bu artışlara ne kadar dayanabileceğinin sınırları olduğu uyarısında bulundu. Bloomberg Televizyon'da konuşan Calvasina, yatırımcıların şu an için kazanç raporlarına odaklandığını, ancak bir noktada faizlerin baskı oluşturmaya başlayacağını söyledi.
Gelişmenin Arka Planı
Fed, Nisan ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 5.00-5.25 aralığına çekti. Ancak enflasyonun yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde seyretmesi, daha fazla faiz artışı beklentisini canlı tutuyor. Özellikle işgücü piyasasının güçlü kalması, Fed'in agresif adımlar atmasına neden olabilir. Calvasina, bu ortamda ABD şirketlerinin açıkladığı karların, yatırımcılar için kritik bir destek olduğunu vurguladı. RBC Capital Markets'ın tahminlerine göre, S&P 500 şirketlerinin 2023 yılı ikinci çeyrek karları yıllık bazda yüzde 3-5 artış gösterebilir. Büyüme yavaşlasa da karlılık seviyesi tarihsel ortalamaların üzerinde kalmayı sürdürüyor.
Calvasina, "Şu an için hisseleri ayakta tutan temel faktör güçlü kazanç raporları. Ancak bu, sonsuza kadar sürecek bir durum değil. Faiz artışlarının etkisi gecikmeli olarak şirketlerin finansal tablolarına yansıyacak" ifadelerini kullandı. Özellikle yüksek borç seviyesine sahip şirketlerin, artan fonlama maliyetleri nedeniyle sıkıntı yaşayabileceği uyarısında bulundu. Küçük ve orta ölçekli şirketlerin bu süreçte daha kırılgan olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD merkezli bu gelişme, küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Fed'in faiz artırımları gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kaybına, sermaye çıkışlarına ve borçlanma maliyetlerinde artışa yol açabiliyor. Özellikle Türkiye, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler, ABD faizlerindeki yükselişten en çok etkilenen ekonomiler arasında yer alıyor. Calvasina'nın uyarıları, gelişmekte olan piyasalardaki yatırımcılar için de bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Ayrıca, enflasyonist baskıların kalıcı olduğu bir dönemde merkez bankalarının eli kolu bağlı kalıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası da benzer bir sıkılaşma döngüsünde. Bu ortak faiz artış eğilimi, küresel büyüme beklentilerini aşağı çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi için yakından takip edilmesi gereken bir sinyal. Fed'in faiz artışlarının sürmesi, TL üzerindeki baskıyı artırabilir ve sermaye girişlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ithal girdi maliyetlerini yükselterek enflasyonist baskıyı körükleyebilir. Calvasina'nın "hisselerin dayanma sınırı" vurgusu, Türkiye gibi kırılgan ekonomiler için de geçerli. Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına ilgisini azaltabilecek bu ortamda, Merkez Bankası'nın sıkılaşma adımlarını kararlılıkla sürdürmesi kritik önem taşıyor. Türkiye'nin cari açık sorunu ve dış borç yapısı, küresel likiditedeki daralmaya karşı kırılganlığı artırıyor.