Hintli dev şirket Adani, Avustralya'nın Queensland eyaletindeki Carmichael kömür madeninden elde ettiği 1 milyar doların üzerindeki hasılata rağmen, şirket içi finansal düzenlemeler sayesinde kurumlar vergisi ödemeyeceğini açıkladı. Şirket, madenin işletme maliyetlerini ve borç faizlerini gelirlerinden düşerek 340,6 milyon dolarlık zarar raporladı. Bu durum, madenin inşaatı sırasında Avustralya hükümetine milyarlarca dolar vergi ve telif ücreti ödeneceği vaadinde bulunan Adani için büyük bir tartışma yarattı. Carmichael madeni, dünyanın en büyük kömür madenlerinden biri olarak görülüyor ve çevre aktivistlerinin yoğun eleştirilerine hedef olmuştu.
Gelişmenin arka planı
Adani Group, Carmichael madenini 2010 yılında satın aldı ve projeyi Avustralya'nın en büyük kömür yatırımı olarak tanıttı. Ancak proje, iklim değişikliği endişeleri ve Büyük Set Resifi üzerindeki potansiyel etkiler nedeniyle yıllarca süren yasal engellerle karşılaştı. Şirket, 2019'da madenin ilk kömür sevkiyatını gerçekleştirdi ve 2021'de tam kapasite üretime geçtiğini duyurdu.
Adani, madenin işletme maliyetlerinin yüksek olduğunu ve bu nedenle kar elde edemediğini savunuyor. Ancak eleştirmenler, şirketin vergi yükümlülüğünü azaltmak için kârını transfer fiyatlandırması ve borç yapılandırması gibi yöntemlerle başka ülkelere kaydırdığını iddia ediyor. Avustralya Vergi Dairesi (ATO), şirketin vergi beyanlarını inceliyor ancak henüz resmi bir soruşturma başlatılmadı.
Adani'nin Avustralya'daki vergi muamelesi, ülkede büyük şirketlerin vergi ödemekten kaçınması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Avustralya hükümeti, 2016 yılında çok uluslu şirketlerin kâr transferini önlemek amacıyla 'dünya çapında kâr paylaşımı' kurallarını getirmişti, ancak Adani'nin bu kurallardan etkilenmediği görülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Adani'nin vergi ödememesi, sadece Avustralya ile sınırlı bir mesele değil. Şirket, Hindistan'da da benzer tartışmaların merkezinde yer alıyor. Adani Group, Hindistan'da enerji, liman ve madencilik sektörlerinde faaliyet gösteriyor ve ülkenin en büyük özel sektör şirketlerinden biri. Ancak şirketin borçluluk oranı ve çevresel etkileri, Hint hükümeti ile yakın ilişkileri nedeniyle eleştiriliyor.
Küresel ölçekte, Adani'nin vergi stratejisi, çok uluslu şirketlerin gelişmekte olan ülkelerdeki doğal kaynakları sömürürken vergi ödemekten kaçınması sorununu gündeme getiriyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü ve diğer sivil toplum kuruluşları, bu tür uygulamaların yoksul ülkelerin kalkınma hedeflerini baltaladığını belirtiyor. Ayrıca, kömür gibi fosil yakıtlara yapılan yatırımlar, iklim değişikliğiyle mücadele çabalarıyla çelişiyor. Avustralya, Paris İklim Anlaşması'na taraf olmasına rağmen, kömür ihracatına devam ediyor ve bu durum ülkenin itibarına zarar veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Adani'nin vergi ödememesi, Türkiye'deki doğal kaynak projeleri ve çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesi konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde enerji ve madencilik projelerinde yabancı yatırımcılara vergi teşvikleri sağlıyor ve bu durum zaman zaman kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Ayrıca, Adani Grubu'nun Türkiye'de doğrudan bir yatırımı bulunmamakla birlikte, küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler Türkiye'nin enerji ithalatı ve cari açığı üzerinde etkili olabilir. Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından, kömür gibi fosil yakıt yatırımlarının sürdürülebilirliği tartışmaları, ülkenin enerji politikalarına ışık tutuyor. Bu tür örnekler, Türkiye'deki vergi adaleti ve şeffaflık tartışmalarına da referans olabilir.