Uluslararası enerji piyasalarını yakından izleyen bağımsız analiz kuruluşu Kpler, kritik deniz geçiş noktalarındaki tanker trafiğine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Verilere göre, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiği son haftalarda keskin bir düşüş kaydetti. Buna karşılık, Kızıldeniz'in güneyindeki Bab el-Mendep Boğazı'ndan geçen trafik ise görece istikrarlı seyretti. Bu durum, küresel enerji ticaretindeki dengelerin ve bölgesel güvenlik risklerinin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kpler'in son raporu, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerdeki tıkanıklık, İsrail-Hamas çatışmasının bölgeye yayılma riski ve İran'ın olası misilleme senaryoları, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini tehdit eden başlıca faktörler arasında sayılıyor. İran'ın daha önce boğazı kapatma tehditleri, uluslararası petrol piyasasında fiyat dalgalanmalarına yol açmıştı.
Uzmanlar, trafiğin azalmasında bölgedeki sigorta primlerinin artması, bazı şirketlerin riskli sulardan kaçınması ve güzergah değişikliklerinin etkili olabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Bab el-Mendep'teki trafiğin istikrarlı kalması, Yemen'deki ateşkesin kısmen de olsa güvenliği artırması ve Husilerin saldırılarının azalmasıyla ilişkilendiriliyor. Ancak, Kızıldeniz'deki gerginliklerin tamamen sona erdiğini söylemek için erken.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki trafik düşüşü, yalnızca Orta Doğu'yu değil, tüm küresel enerji güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Boğazdan geçen petrol hacminin azalması, Asya'ya yönelik arz daralmasına işaret edebilir. Özellikle Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeler, enerji ithalatında büyük ölçüde bu güzergaha bağımlı.
Analistler, tanker trafiğindeki azalmanın arz endişelerini güçlendirerek petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, şirketlerin alternatif boru hatlarına yönelmesi veya farklı rotaları tercih etmesi, enerji akışının yeniden şekillenmesine yol açabilir. Bab el-Mendep'in istikrarlı görünümü ise, bölgedeki ticaretin tamamen durmadığına işaret ediyor. Ancak, bu durumun kalıcı olup olmadığı, bölgedeki siyasi ve askeri gelişmelere bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji arz güvenliği açısından Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye'nin ham petrol ithalatının önemli bir kısmı bu boğazdan geçiyor; dolayısıyla trafikteki düşüş, arz maliyetlerini artırabilir ve enerji fiyatlarındaki oynaklığı tetikleyebilir. Öte yandan, Bab el-Mendep'in istikrarlı kalması, Kızıldeniz üzerinden yapılan ticaretin sürekliliği açısından olumlu. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel enerji koridoru olma hedefleriyle de bağlantılı. Türkiye, hem Doğu Akdeniz'deki doğalgaz kaynaklarını hem de Hazar ve Orta Doğu enerjisini Avrupa'ya taşıma potansiyelini güçlendirmek isterken, bu tür jeopolitik riskler, Ankara'nın enerji stratejilerini çeşitlendirmeye sevk edebilir.