İngiltere'de eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner, hükümetin bakım sektöründe çalışan göçmenlere yönelik vize kurallarını değiştirme planının "İngiliz olmayan" bir yaklaşım olduğunu söyledi. Rayner, halihazırda Birleşik Krallık'ta yaşayan göçmen bakıcıların vize statülerinin değiştirilmesinin, ülkenin misafirperverlik geleneğine aykırı olduğunu belirtti. Bu açıklama, hükümetin bakım sektöründeki iş gücü açığını kapatmak için düşük ücretli göçmen işçilere uygulanan vize kolaylıklarını geri çekme planlarının ardından geldi. Rayner, bu tür bir değişikliğin binlerce bakıcının ülkeyi terk etmesine neden olacağını ve sağlık sistemini daha da zor durumda bırakacağını ifade etti.
Vize Değişikliğinin Arka Planı
İngiltere İçişleri Bakanlığı, geçen yıl bakım sektöründe çalışan göçmenlere yönelik vize kurallarını gevşetmiş ve bu kişilerin bakıcı olarak kalmalarına izin veren bir yol oluşturmuştu. Ancak hükümet şimdi bu politikayı tersine çevirmeyi düşünüyor. Yeni plana göre, bakıcı vizeleri sadece belirli bir süre için geçerli olacak ve bu sürenin sonunda bakıcıların ülkeyi terk etmeleri istenecek. Bu değişiklik, özellikle İngiltere'de halihazırda yaşayan ve çalışan binlerce bakıcıyı etkileyecek. Rayner, bu kişilerin birçoğunun ailelerini İngiltere'ye getirdiğini ve ülkeye entegre olduğunu belirterek, vize değişikliğinin onlar için travmatik olacağını söyledi. Ayrıca, bu değişikliğin bakım sektöründeki iş gücü krizini daha da derinleştireceğini vurguladı.
Rayner'ın eleştirileri, sadece muhalefet partileri tarafından değil, aynı zamanda iktidar partisi içinden de sesler yükselmesine neden oldu. Bazı Muhafazakar Parti milletvekilleri de bu değişikliğin geri çekilmesini talep ediyor. Hükümet yetkilileri ise bu adımın "kontrollü göç" politikasının bir parçası olduğunu ve ülkedeki yabancı işçi sayısını azaltmayı hedeflediğini belirtiyorlar. Ancak eleştirmenler, bu politikanın özellikle yaşlı bakımı gibi kritik sektörlerde ciddi sıkıntılara yol açacağını ifade ediyorlar.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, dünya genelinde göç politikalarının sertleştiği bir dönemde yaşanıyor. Birçok gelişmiş ülke, pandemi sonrası artan enflasyon ve konut krizi nedeniyle göçmen sayısını sınırlandırmaya çalışıyor. İngiltere, Brexit sonrası bağımsız göç politikası oluşturma çabalarını sürdürürken, bakım sektörü gibi kritik alanlarda iş gücü açığı ile karşı karşıya. Öte yandan, göçmen hakları savunucuları, bu tür politikaların insanlık dışı olduğunu ve göçmenlerin insan onuruna yakışır muamele görmesi gerektiğini savunuyorlar. Rayner'ın sözleri, bu küresel tartışmanın bir yansıması olarak görülüyor. İngiltere'nin bu konuda alacağı karar, diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, benzer sorunlarla boğuşurken İngiltere'nin tercihini yakından izliyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, göçmen işçi gönderen ülkeler arasında önemli bir konumda bulunuyor. Özellikle İngiltere'deki Türk toplumu ve Türkiye'den giden bakıcıların sayısı düşünüldüğünde, bu vize değişikliğinin Türk vatandaşlarını da etkilemesi muhtemel. Türkiye, Avrupa ülkeleriyle göçmen işçi anlaşmaları yaparken, bu tür politikaların Türk iş gücü ihracatını olumsuz etkileyebileceğini göz önünde bulundurmalı. Ayrıca, Brexit sonrası İngiltere'nin göç politikalarındaki bu katılaşma, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde ticaret ve iş gücü hareketliliği açısından yeni bir değerlendirme gerektiriyor. Türkiye'nin kendi sağlık ve bakım sektöründeki iş gücü açığı da düşünüldüğünde, bu gelişme küresel iş gücü piyasasında rekabetin arttığına işaret ediyor.