Küba Devrimi'nin yaşayan sembollerinden Raúl Castro, 3 Haziran'da 95. yaşını doldurdu. Eski lider, doğum günü vesilesiyle herhangi bir açıklama yapmazken, ABD Adalet Bakanlığı'nın geçmişteki insan hakları ihlalleri nedeniyle kendisine yönelik hazırladığı iddianameye de sessiz kaldı. Fidel Castro'nun kardeşi ve halefi olarak 2008-2018 yılları arasında devlet başkanlığı yapan Raúl Castro, siyasetten çekildiğini duyurmasının ardından seyrek halka açık etkinliklere katılıyor.
Siyasi emeklilik ve son yılları
Raúl Castro, Nisan 2021'de Küba Komünist Partisi'nin (PCC) 8. Kongresi'nde parti liderliğini de bırakarak tam anlamıyla siyasetten çekilmişti. O tarihten bu yana, başkent Havana'daki evinde nadiren görülen Castro, zaman zaman askeri törenlerde veya parti etkinliklerinde kısa süreli boy gösteriyor. 95. yaş gününde de, devlet medyası saygı duruşunda bulunan kısa bir haber geçerken, Raúl Castro'nun kendisi herhangi bir mesaj yayınlamadı.
ABD'nin 2021 yılında gündeme getirdiği iddianame, Castro yönetiminin 1960'lardan itibaren gerçekleştirdiği işkence, yargısız infaz ve zorla çalıştırma gibi suçlamaları içeriyor. Ancak bu belge, ABD'de hukuki bir sürece dönüşmedi ve Castro'nun Küba toprakları dışına çıkmaması nedeniyle pratikte uygulanabilir görülmüyor.
Küba'da ve bölgede yankı
Castro'nun suskunluğu, Küba iç siyasetinde de dikkat çekiyor. Ülkede 2021'de patlak veren büyük protestolar sonrası hükümet, sosyal yardımlar ve ekonomik reformlar konusunda adımlar atsa da, kriz derinleşiyor. Raúl Castro'nun mirası, özellikle genç kuşaklar arasında tartışmalı. Kimileri onu 2015'te ABD ile diplomatik ilişkileri yeniden kuran lider olarak anarken, diğerleri baskıcı yönetimi nedeniyle eleştiriyor.
Latin Amerika'da ise sol hükümetlerin yükselişi, Castro'nun fikirlerine yeniden ilgiyi artırdı. Ancak Meksika, Brezilya ve Kolombiya gibi ülkelerdeki sol liderler, artık Küba modelinden çok kendi ulusal çözümlerine odaklanmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Raúl Castro'nun 95. yaşı ve ABD iddianamesine suskunluğu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, Latin Amerika'daki jeopolitik dengeleri dolaylı olarak etkiliyor. Küba'nın Venezuela, Nikaragua ve Rusya ile yakın ilişkileri, bölgede ABD karşıtı ekseni güçlendiriyor. Türkiye, Latin Amerika'ya yönelik son yıllarda ticari ve diplomatik açılım politikası izliyor; ancak Küba ile ilişkiler sınırlı düzeyde. Castro sonrası Küba'da olası bir dönüşüm, Türkiye'nin küçük ölçekli yatırımları ve turizm bağlantıları açısından seçenekler yaratabilir. Ayrıca, ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımlarının devamı, Türk şirketlerinin üçüncü ülkeler üzerinden ticaret yapma fırsatlarını da etkileyebilir.