ABD, İran'a yönelik askeri operasyonlarını genişleterek İran limanlarını yeniden ablukaya alırken yoğun hava saldırıları başlattı. İran Devrim Muhafızları (IRGC) ise Körfez'deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediklerini açıkladı. Gelişmelerle birlikte petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde artış kaydetti. İki ülke arasındaki tansiyon, son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.
Gerginlik Nasıl Tırmandı?
ABD Savunma Bakanlığı, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmayı hedeflediği abluka kararını Pazartesi günü yürürlüğe koydu. Bunun hemen ardından ABD savaş uçakları, İran'ın güney kıyılarındaki askeri tesislere ve hava savunma sistemlerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda en az 12 noktanın vurulduğu, çok sayıda askerin öldüğü veya yaralandığı bildirildi. IRGC ise misilleme olarak Bahreyn'deki ABD Deniz Kuvvetleri üssü ile Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Amerikan üslerini hedef aldıklarını duyurdu. İran medyası, saldırıların 'Ezeli Zafer' adı verilen bir plan kapsamında gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Pentagon, saldırıların büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini ancak bazı mühimmatların üs yakınlarına düştüğünü açıkladı. Henüz resmi bir ABD kaybı bildirilmezken, bölgedeki tüm Amerikan askeri birimlerinin en üst düzey alarm durumuna geçtiği belirtildi. Uzmanlar, bu saldırıların ABD ile İran arasında açık bir çatışmaya dönüşme riskinin yüksek olduğu uyarısında bulunuyor.
Petrol Piyasaları ve Küresel Etkiler
Basra Körfezi'ndeki gerginlik, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini tehdit ediyor. Petrol fiyatları varil başına 95 dolar seviyesine yükselirken, analistler çatışmanın yayılması halinde fiyatların 120 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. İran'ın boğazı kapatma tehdidi, piyasalarda paniğe yol açtı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, olası bir arz kesintisine karşı hazırlık yaparken, Uluslararası Enerji Ajansı üye ülkeleri acil durum petrol stoklarını kullanmaya çağırdı. Çatışma ayrıca Asya ve Avrupa borsalarında sert düşüşlere neden oldu; yatırımcılar güvenli liman varlıklarına yöneldi.
birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı alırken, Rusya ve Çin taraflara itidal çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, diplomatik çözüm için arabuluculuk teklifinde bulundu ancak şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilmedi. Uzmanlar, bu krizin bölgesel bir savaşa dönüşmesi halinde küresel ekonomik durgunluğu tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 90'ından fazlasını ithal eden bir ülke olarak Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Artan petrol fiyatları, cari açığı ve enflasyonu yukarı çekecektir. Ayrıca Türkiye'nin İran ile 2023'te 2 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmi, abluka ve yaptırımlar nedeniyle darbe alabilir. Güvenlik açısından, İran sınırında yaşanacak olası bir çatışma sıçraması, Türkiye'yi askeri ve insani krizle karşı karşıya bırakabilir. Bölgedeki dengeleri yakından takip eden Ankara'nın, hem ABD hem de İran ile temaslarını sürdürerek krizin yayılmasını engellemeye çalışması bekleniyor.