Mısır'da 2013 yılında meydana gelen ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği Rabia Katliamı'nın 13. yıl dönümünde, kurban yakınları ülkedeki siyasi tutukluların serbest bırakılması için yetkililere çağrıda bulundu. Kahire'de bir araya gelen aileler, adalet taleplerini dile getirirken, uluslararası toplumun da bu konuda daha duyarlı olmasını istedi.
Rabia Katliamı ve sonrası
14 Ağustos 2013'te, dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin görevden uzaklaştırılmasının ardından düzenlenen oturma eylemine güvenlik güçleri müdahale etmiş, olaylarda en az 800 kişi yaşamını yitirmişti. Katliam, ülke tarihinin en kanlı günlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Olayların ardından Mısır'da siyasi tutukluluklar hızla arttı; binlerce kişi gözaltına alındı, birçok kişiye ağır cezalar verildi.
Rabia Katliamı'nın yıl dönümünde açıklama yapan aileler, hâlâ tutuklu bulunan yakınlarının serbest bırakılmasını istedi. Aileler adına konuşan Ahmet Muhammed, "Bugün, 13 yıl önce kaybettiğimiz canlarımızı anıyoruz, ancak unutulmamalıdır ki hâlâ binlerce kişi adalet için mücadele ediyor. Yetkililerden, siyasi tutukluları serbest bırakmalarını ve gerçek bir adalet süreci başlatmalarını talep ediyoruz" dedi.
İnsan hakları örgütleri, Mısır'daki tutuklu sayısının 60 bini aştığını belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Mısır yönetimini keyfi tutuklamalar ve işkence iddiaları nedeniyle defalarca eleştirmişti. Ancak Mısır hükümeti bu iddiaları reddediyor ve yargı sürecinin bağımsız olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Rabia Katliamı ve sonrasındaki baskıcı politikalar, Mısır'ın bölgesel ve uluslararası ilişkilerini de etkiledi. Özellikle Batılı ülkeler, insan hakları ihlalleri nedeniyle Mısır yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürürken, bir yandan da stratejik ortaklıklarını devam ettiriyor. Mısır, Orta Doğu'da istikrarın kilit ülkesi olarak görülüyor ve özellikle Libya ve Gazze konularında önemli bir rol oynuyor.
Son yıllarda Mısır'da siyasi tutuklulara yönelik af çıkacağına dair söylentiler dolaşsa da, bu yönde somut bir adım atılmadı. Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi'nin 2014'te göreve gelmesinden bu yana binlerce kişi yargılandı, birçoğu idam cezası aldı. Uluslararası toplumun bu konudaki tepkileri, Mısır yönetimi üzerinde etkili olmaktan uzak görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rabia Katliamı, Türkiye'nin Mısır ile ilişkilerinde önemli bir kırılma noktası olmuştu. Darbe sonrası yönetime karşı net bir tutum sergileyen Türkiye, Mısır'la diplomatik ilişkilerini büyükelçilik düzeyinde askıya almıştı. Ancak son yıllarda iki ülke arasında normalleşme adımları atılıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik açısından önem taşıyor. Mısır'daki insan hakları ihlallerinin devam etmesi, Türkiye'nin bu ülkeyle ilişkilerini dengede tutmasını gerektiriyor. Türkiye'nin, bölgesel istikrarı gözetirken insan hakları konusundaki hassasiyetini koruması bekleniyor.