Afganistan'ın başkenti Kabil, 15 Ağustos 2021'de Taliban militanlarının eline geçti. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesiyle sonuçlanan süreç, Afganistan'da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. O tarihten bu yana geçen beş yıl içinde, eski Afgan hükümetinin yetkilileri ve milyonlarca Afgan, yaşamlarını yeniden kurmak zorunda kaldı. NPR muhabiri Eyder Peralta, eski Afgan yetkili Matin Bek ile ABD'nin çekilmesinin ülkesindeki sonuçlarını konuştu. Bek, Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinin ardından ülkesinde yaşananları, uluslararası toplumun rolünü ve Afgan halkının karşılaştığı zorlukları anlattı.
Taliban'ın Geri Dönüşü ve Ülkedeki Durum
Matin Bek, ABD'nin çekilmesinin ardından Taliban'ın hızla kontrolü ele geçirdiğini ve ülkenin kısa sürede yeni bir yönetim biçimine büründüğünü belirtti. Bek, özellikle kadın hakları ve eğitim konularında ciddi gerilemeler yaşandığını vurguladı. Taliban yönetimi altında kız çocuklarının orta öğretime devam etmesine izin verilmemesi, ülkenin geleceği açısından endişe verici bir tablo çiziyor. Ayrıca, eski hükümet yetkililerine yönelik misilleme girişimleri ve ekonomik kriz, halkın yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdı.
Bek, uluslararası toplumun Afganistan'a yönelik yardımlarının kesilmesinin de ülkeyi derinden etkilediğini ifade etti. Taliban'ın insan hakları ihlalleri ve terör örgütleriyle bağları konusundaki endişeler, Batılı ülkelerin yeni yönetimi tanımasını engelliyor. Bu durum, Afganistan'ın uluslararası finansal sistemden izole kalmasına neden oldu. Bek, özellikle ekonomik çöküşün ve işsizliğin, ülkeden göçü tetiklediğini ve komşu ülkelerde mülteci krizine yol açtığını söyledi.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
ABD'nin çekilmesi, yalnızca Afganistan'ı değil, aynı zamanda Orta Asya ve Güney Asya'daki güç dengelerini de etkiledi. Taliban'ın yeniden iktidara gelmesi, Pakistan, İran ve Çin gibi ülkelerin bölgedeki nüfuzunu artırdı. Bu ülkeler, Taliban ile diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurarak Afganistan'da etkinlik kazanmaya çalışıyor. Ancak bu durum, bölgede istikrarsızlık ve güvenlik tehditlerini de beraberinde getirdi.
Küresel terörizm açısından, Afganistan'ın yeniden terör örgütleri için sığınak haline gelme riski bulunuyor. Taliban'ın El Kaide gibi gruplarla bağları, uluslararası toplumun güvenlik endişelerini artırıyor. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığı ve silah ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerin yeniden canlanması, bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Bek, bu risklerin sadece Afganistan sınırları içinde kalmadığını, küresel bir sorun olduğunun altını çizdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması ve terörün önlenmesi için diplomatik ve insani yardım çabalarını sürdürüyor. Ancak Taliban yönetimiyle ilişkiler, insan hakları konusundaki endişeler nedeniyle sınırlı tutuluyor. Türkiye, Afganistan'daki gelişmelerin göç dalgalarına yol açabileceği ve bu durumun ulusal güvenliği tehdit edebileceği konusunda dikkatli. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede kalıcı istikrar için girişimlerde bulunması, Orta Asya'daki enerji koridorları ve ticaret yollarının güvenliği açısından da önem taşıyor.