Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan ile Çin arasındaki ‘hassas’ sınır anlaşmazlığına müdahale etmeyeceğini belirterek, iki ülkenin liderleri Narendra Modi ve Xi Jinping’in sorunları dostane bir şekilde çözme yeteneğine güvendiğini ifade etti. Putin’in bu açıklaması, 2020 yılında Galvan Vadisi’nde yaşanan ölümcül çatışmaların ardından gerilen ilişkilerini onarma çabası içinde olan Hindistan ve Çin’in son bir yıldır bir dizi adım atmasıyla aynı döneme denk geldi. Rus lider, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, Moskova’nın bu konuda tarafsız kalmayı tercih ettiğini ve Hindistan ile Çin’in ikili diyalog yoluyla çözüm bulabileceğini vurguladı.
Putin’den Hindistan ve Çin’e tam destek
Putin, Rusya’nın Hindistan-Çin sınır anlaşmazlığına doğrudan müdahil olmayacağını ancak iki ülkenin de kendisi için stratejik ortak olduğunu belirtti. “Bu çok hassas bir konu ve biz bu sürece müdahale etmek istemiyoruz. Hindistan ve Çin’in liderlerinin bu sorunu barışçıl bir şekilde çözme konusunda yeterli kapasiteye sahip olduğuna inanıyorum” diyen Putin, Moskova’nın bu tür anlaşmazlıklarda arabuluculuk rolü üstlenmekten kaçındığını ancak üye ülkeler arasındaki iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti.
Kremlin’den yapılan açıklamada, Putin’in bu tutumunun Rusya’nın hem Hindistan hem de Çin ile olan yakın ilişkilerini dengeleme çabası olarak yorumlandı. Ukrayna savaşı nedeniyle Batı’nın yaptırımlarıyla karşı karşıya olan Moskova, Asya’da güçlü müttefiklere ihtiyaç duyuyor. Bu bağlamda, Hindistan ve Çin arasındaki gerginliklerin tırmanması, Rusya’nın bölgedeki çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ancak Putin, bu konuda tarafsız kalarak iki ülkeyi de kendine yabancılaştırmamayı hedefliyor.
Galvan Vadisi sonrası normalleşme çabaları
Hindistan ve Çin, 2020 yılında Galvan Vadisi’nde yaşanan ve 20 Hint askerinin hayatını kaybettiği çatışmaların ardından ilişkilerini düzeltmek için son bir yıldır çeşitli adımlar attı. İki ülke, sınır bölgelerinde askeri gerilimi azaltmak için bir dizi toplantı düzenledi ve bazı birliklerini geri çekti. Ayrıca, diplomatik kanallar yeniden açılırken, ticaret ve ekonomi alanında iş birliği fırsatları araştırılıyor. Uzmanlar, bu normalleşme çabalarının özellikle Moskova’nın da teşvikiyle hız kazandığını belirtiyor.
Putin’in bu açıklaması, Hindistan ve Çin arasındaki buzların erimeye başladığı bir döneme denk geldi. İki ülke, geçtiğimiz haftalarda sınır devriyelerinde koordinasyonu artırmak ve yeni bir çatışmayı önlemek için mutabakat sağladı. Ancak, özellikle Ladakh bölgesindeki toprak anlaşmazlığı henüz çözülmüş değil. Çin, Hindistan’ın kuzey sınırında 3.800 km’lik bir alanı kapsayan bu bölgede hak iddia ediyor ve bu durum iki ülke arasında sürekli bir gerginlik kaynağı oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan-Çin sınır anlaşmazlığı, sadece iki ülke arasındaki ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Asya’nın güvenlik mimarisini de etkiliyor. ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi kapsamında Hindistan’la geliştirdiği yakın ilişkiler, Çin’i rahatsız ediyor. Öte yandan, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle Batı’yla arası açılırken, Pekin ve Yeni Delhi ile ilişkilerini güçlendirme arayışı, bu anlaşmazlığın çözümünü daha da önemli hale getiriyor.
Uzmanlar, Putin’in açıklamasının aslında Rusya’nın bölgedeki etkisini koruma çabası olduğunu belirtiyor. Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi platformlarda bir araya gelen bu üç ülke, Batı karşısında alternatif bir güç merkezi oluşturma potansiyeline sahip. Eğer Hindistan ve Çin arasındaki gerginlikler aşılırsa, bu blok daha da güçlenebilir. Aksi takdirde, sürtüşme zayıflamalarına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Putin’in Hindistan-Çin sınır anlaşmazlığına müdahale etmeme kararı, Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkaslar’daki politikaları için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, özellikle Şanghay İşbirliği Örgütü’nde diyalog ortağı statüsüyle bu bölgesel denklemin bir parçası. Hindistan ve Çin arasındaki gerginliğin azalması, Moskova’nın Ukrayna’daki savaş nedeniyle zayıflayan etkisini dengelemesine yardımcı olabilir. Ayrıca, enerji ve ticaret yollarının güvenliği açısından da bu anlaşmazlığın barışçıl çözümü, Türkiye’nin Asya’yla bağlantılarını olumlu etkileyebilir. Ankara, çok kutuplu dünya düzeninde Çin ve Hindistan’la dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, Putin’in bu adımı bölgedeki istikrar arayışlarını destekliyor.