Somali'nin başkenti Mogadişu'da Perşembe günü gece saatlerinde şiddetli silah sesleri duyuldu. AFP muhabirlerinin aktardığına göre, kentin üzerinde duman yükselirken, silahlı kuvvetler sokaklara konuşlandırıldı. Çatışmalar, planlanan protestolar öncesinde rakip siyasi gruplar arasında alevlendi. Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud, ülkeyi kargaşaya sürükleyen gelişmelerin ardından olağanüstü güvenlik önlemleri aldırdı. Başkentteki gerginlik, uzun süredir çözülemeyen seçim krizi ve siyasi istikrarsızlığın yeni bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Krizin Arka Planı: Seçimler ve Siyasi Bölünmeler
Somali'deki mevcut siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile eski Devlet Başkanı Şerif Şeyh Ahmed arasındaki derin görüş ayrılıklarından kaynaklanıyor. Mahmud yönetimi, 2022'de yapılan dolaylı seçimlerle iş başına gelmişti, ancak bu seçimlerin şeffaflığı ve adilliği konusunda muhalefet partileri ciddi itirazlar dile getiriyor. Planlanan protestoların ana talebi, anayasal düzenin güvence altına alınması ve erken seçimlerin yapılmasıydı. Ancak protestoların ilk gününde güvenlik güçleri ile muhalif gruplar arasında çatışma çıktı. Olayların ardından, Etiyopya sınırındaki Şabab militanlarının da gerginlikten faydalanmaya çalışabileceğine dair endişeler arttı. Somali ordusu, stratejik noktalara takviye birlikler sevk etti. Şehirde haftalardır süren gerginlik, son iki günde doruğa ulaştı. Muhalefet liderleri, hükümeti muhaliflere karşı baskıcı bir tavır almakla suçladı. Başkentteki ana caddelerde boşalan iş yerleri ve sokaklardaki devriyeler, halkın endişesini artırdı. Yerel kaynaklar, çatışmalarda ilk belirlemelere göre en az 12 kişinin yaralandığını bildirirken, ölü sayısı henüz netleşmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Afrika Boynuzu'nda İstikrar Arayışı
Somali'deki son çatışmalar, Afrika Boynuzu bölgesindeki dengeleri de etkileyebilir. Somali, uzun yıllardır iç savaş, terör ve kuraklıkla mücadele ederken, siyasi istikrarsızlık bu sorunları daha da derinleştiriyor. Afrika Birliği'nin barış gücü misyonu (ATMIS) ve Birleşmiş Milletler, tarafları diyaloğa davet ediyor. Ancak taraflar arasındaki güven eksikliği, çatışmanın çözümünü zorlaştırıyor. Özellikle Etiyopya, Kenya ve Cibuti gibi komşu ülkeler, Somali'deki istikrarsızlığın kendi güvenliklerini tehdit etmesinden endişe ediyor. Ayrıca Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kıyısı olan Somali'nin kontrolü, deniz ticareti ve güvenliği açısından da kritik önem taşıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Somali'deki krizin büyümemesi için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmış durumda. Ancak iç siyasi bölünmeler, dış müdahalelerin etkisini sınırlıyor. Bölgede son dönemde artan terör saldırıları da, hükümetin otoritesini zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile tarihsel ve stratejik bağlara sahip. Ankara, başta askeri eğitim ve kalkınma yardımları olmak üzere Mogadişu yönetimine destek veriyor. Türk şirketleri Havalimanı ve liman işletmesi gibi kritik altyapı projelerini yürütüyor. Bu nedenle Somali'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve nüfuzunu doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki diplomatik ve insani angajmanı, krizin çözümünde arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak çatışmanın derinleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki güvenlik çıkarlarını tehdit edecek bir terör boşluğu yaratma riski taşıyor. Bu gelişme, Ankara'nın barışçıl diyalog ve istikrarı önceleyen politikalarını sürdürmesini daha da önemli kılıyor.