Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 5 Haziran Cuma günü yaptığı açıklamada, Azak Denizi'nde iki kargo gemisine düzenlenen saldırılarda beş Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiğini, üç kişinin de yaralandığını duyurdu. Saldırı, Moskova yönetiminin kontrolündeki bölgede artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti. Azerbaycanlı yetkililer, saldırıların arkasında kim olduğuna dair henüz resmi bir suçlama yapmazken, olayın faili meçhul saldırılar olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. Bakanlık, hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye dileklerini iletti ve yaralıların durumu hakkında bilgi verdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ifade edildi.
Saldırının Arka Planı ve Detayları
Saldırıya uğrayan gemilerin isimleri ve yükleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, bölgedeki deniz trafiği Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle yoğun tehdit altında. Azak Denizi, Kerç Boğazı yoluyla Karadeniz'e bağlanan stratejik bir su yolu olup, özellikle tahıl ve metal ürünleri taşıyan gemiler için kritik öneme sahip. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesi sonrası bölgede mayın döşeme faaliyetlerinin arttığı ve ticari gemilerin hedef alındığı biliniyor. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, saldırının ardından Rusya ve Ukrayna makamlarıyla temasa geçerek olayın aydınlatılmasını talep etti. Bölgedeki güvenlik kaynakları, saldırının muhtemelen bir mayın patlaması veya askeri bir taarruz sonucu gerçekleştiğini belirtiyor.
Olayda hayatını kaybedenlerin Azerbaycan’ın farklı bölgelerinden gelen denizciler olduğu, yaralıların ise yakındaki bir limana çıkarılarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Azerbaycan hükümeti, olayın faillerinin bulunması için uluslararası hukuk çerçevesinde girişimlerde bulunacağını duyurdu. Bu saldırı, Azerbaycan vatandaşlarının yurtdışında maruz kaldığı en kanlı olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Bakanlık, vatandaşlarına seyahat uyarıları yaparak bölgedeki deniz ulaşımına dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Azak Denizi'ndeki bu saldırı, Karadeniz havzasında artan jeopolitik gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası bölgede ticaret yolları güvensiz hale gelmiş, özellikle tahıl koridoru anlaşmalarının askıya alınmasıyla deniz taşımacılığı ciddi risklerle karşı karşıya kalmıştı. Bu saldırı, sadece Azerbaycan’ı değil, aynı zamanda bölgede ticari faaliyet yürüten tüm ülkeleri etkileme potansiyeli taşıyor.
Azerbaycan, petrol ve doğalgaz ihracatıyla tanınan bir ülke olmasına rağmen, deniz ticareti aynı zamanda tarım ürünleri ve hammadde taşımacılığında da önemli bir rol oynuyor. Olay, Azerbaycan’ın uluslararası sularda güvenliğini sağlama konusunda yeni girişimlerde bulunmasına neden olabilir. Öte yandan, bu tür saldırıların sivil gemilere yönelmesi, deniz hukuku çerçevesinde uluslararası tepkilere yol açıyor. BM ve bazı Avrupa ülkeleri, olayı kınayarak soruşturma çağrısında bulundu. Bölgedeki Rus varlığı ve Ukrayna’nın limanlarına yönelik abluka, benzer olayların yaşanma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Azak Denizi'ndeki bu saldırı, Türkiye’nin Karadeniz’deki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Karadeniz’e giriş-çıkışları kontrol eden bir konumda olup, bölgedeki güvenlik sorunları Türk ticaret filosunu da tehdit ediyor. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık düşünüldüğünde, Ankara’nın bu olayı yakından takip etmesi bekleniyor. Ayrıca, Türkiye’nin tahıl koridoru girişimlerinin sürdürülebilirliği, Azak Denizi’ndeki güvenlik koşullarına bağlı. Saldırı, Türkiye’nin bölgede arabuluculuk rolünü güçlendirmesi ve deniz güvenliği konusunda yeni diplomatik adımlar atması için bir fırsat olabilir. Bununla birlikte, olayın faillerinin belirlenmesi ve benzer saldırıların önlenmesi için uluslararası iş birliğinin artırılması, Türkiye’nin de dahil olduğu bölgesel güvenlik mimarisinde önem kazanıyor.