Polonya hükümeti, artan mali açığı kontrol altına almak için önümüzdeki yıllarda uygulamayı planladığı kemer sıkma politikalarının ekonomik büyümeyi yavaşlatacağını öngörüyor. Varşova yönetiminin yeni orta vadeli ekonomi programına göre, ülke ekonomisinin 2030 yılında yüzde 2 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran, 2024 yılında beklenen yüzde 4,1'lik büyümenin yarısından daha az bir seviyeye işaret ediyor. Hükümet, 2025 yılı için yüzde 3,9 büyüme öngörürken, 2026'dan itibaren kademeli bir yavaşlamanın yaşanacağını tahmin ediyor.
Mali Disiplin ve Büyüme Arasındaki Denge
Polonya Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu'na sunulan Yakınsama Programı'nda, kamu maliyesindeki iyileşmenin büyüme üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde analiz ediliyor. Programa göre, Polonya'nın genel hükümet açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının 2025'te yüzde 5,5'e yükselmesi, ardından 2026'da yüzde 4,5'e, 2027'de yüzde 3,5'e, 2028'de yüzde 2,9'a ve 2029'da yüzde 2,5'e gerilemesi bekleniyor. Bu hedefler, AB'nin Maastricht kriterleri olan yüzde 3'lük açık sınırının altına inilmesi için atılacak adımları içeriyor.
Büyümedeki yavaşlama, özellikle kamu harcamalarındaki kesintiler ve vergi artışlarını içeren mali konsolidasyon önlemlerinin bir sonucu olarak öngörülüyor. Polonya hükümeti, savunma harcamalarını artırma ve enerji dönüşümü gibi öncelikli alanlara yatırım yapma ihtiyacı ile mali disiplin arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Ülkenin 2024 yılında savunma harcamalarına GSYİH'nin yaklaşık yüzde 4'ünü ayırması, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı karşısında güvenlik endişelerinin ne kadar ön planda olduğunu gösteriyor.
AB Perspektifi ve Yapısal Reformlar
Polonya'nın mali tahminleri, Avrupa Birliği'nin yeni ekonomi yönetişim çerçevesi kapsamında değerlendiriliyor. Brüksel, üye ülkelerin orta vadeli mali- yapısal planlarını onaylayarak bütçe disiplinini sağlamayı hedefliyor. Polonya'nın planı, AB fonlarının etkin kullanımı ve yapısal reformların hızlandırılmasıyla büyüme potansiyelinin artırılabileceğini varsayıyor. Ancak, ülkedeki yüksek enflasyon ve işgücü piyasasındaki sıkılık, para politikasının da büyüme üzerinde baskı oluşturmasına neden oluyor.
Polonya Merkez Bankası, politika faizini yüzde 5,75 seviyesinde sabit tutarken, enflasyonun 2024 sonunda hedef bant olan yüzde 2,5'e yaklaşması bekleniyor. Bu çerçevede, mali gevşemenin enflasyonist baskıları artırmaması için para politikası ile eşgüdüm içinde hareket edilmesi kritik önem taşıyor. Öte yandan, Polonya'nın AB'den alacağı 59,8 milyar avroluk kurtarma fonu, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme projelerine aktarılacak; bu fonların büyüme üzerinde olumlu etkiler yaratması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Polonya'nın büyüme tahminlerindeki yavaşlama, küresel ekonomik görünüm açısından önemli sinyaller taşıyor. Orta ve Doğu Avrupa'nın lokomotif ekonomilerinden biri olan Polonya'daki bu trend, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan piyasalar için bir gösterge niteliğinde. Türkiye'nin benzer şekilde yüksek enflasyon ve mali açık sorunlarıyla mücadele ettiği düşünüldüğünde, Polonya'nın uygulayacağı mali sıkılaşmanın sonuçları, Türk ekonomi yönetimi tarafından da yakından izleniyor. Ayrıca, Polonya'nın NATO'daki güçlü konumu ve savunma harcamalarındaki artış, Türkiye ile savunma sanayi iş birliği potansiyelini barındırıyor. Ancak, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve enerji bağlantılarının güçlendirilmesi, bu ekonomik yavaşlama sürecinde daha da önemli hale geliyor.