ABD’nin Arizona eyaletindeki Phoenix kenti, tarihinin en uzun sıcak hava dalgasıyla boğuşmaya devam ediyor. Ulusal Hava Durumu Servisi verilerine göre kentte 110 derece Fahrenheit (43 santigrat) üzerindeki sıcaklıklar, art arda 20 gündür ölçülüyor. Bu rekor seri, gelecek hafta boyunca da sürecek ve sıcak hava dalgası, ABD’nin batı eyaletlerinin büyük bir bölümünü etkisi altına alacak. Yetkililer, aşırı sıcakların yanı sıra orman yangınları riskinin de arttığına dikkat çekiyor. Özellikle Kaliforniya, Nevada ve Oregon’da kuru fırtınalar ve sert rüzgarlar, yangınların hızla yayılmasına zemin hazırlayabilir. Bu durum, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele eden ABD’de yeni bir alarm düzeyi oluşturuyor.
Phoenix’te Tarihi Sıcak Seri
Phoenix’te yaşanan sıcak hava dalgası, yalnızca bu yaza özgü değil; aslında son yıllarda artan bir eğilimin parçası. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi verilerine göre, son beş yıl gezegenin en sıcak yılları olarak kaydedildi ve 2024 de bu trendin sürdüğünü gösteriyor. Phoenix’te sıcaklıkların 43 derecenin üzerinde seyrettiği gün sayısı, 1970’lerde ortalama 18 iken, bugünlerde bu sayı 50’ye yaklaşıyor. Uzmanlar, kentsel ısı adası etkisinin de sıcaklıkları artırdığını belirtiyor: beton yüzeyler ve azalan yeşil alanlar, gece sıcaklıklarının düşmesini engelliyor. Hükümet yetkilileri, halkı serinleme merkezlerine yönlendirirken, elektrik şebekesi üzerindeki yük de rekor seviyeye ulaştı. Arizona’nın en büyük enerji sağlayıcısı olan APS, günlük elektrik tüketiminde rekor kırdıklarını açıkladı.
Sıcak hava dalgasının sağlık üzerindeki etkileri de giderek daha belirgin hale geliyor. Phoenix’teki hastaneler, sıcak çarpması nedeniyle başvurularda yaklaşık %30 artış kaydetti. Maricopa İlçesi Sağlık Departmanı, bu yıl sıcaklık kaynaklı en az 12 ölümün doğrulandığını, ancak bu sayının artmasının beklendiğini açıkladı. En savunmasız gruplar arasında evsizler, yaşlılar ve düşük gelirli aileler bulunuyor. Kent yönetimi, gece boyunca açık kalan serinleme merkezlerinin sayısını artırdı ve su dağıtım noktaları oluşturdu.
Batıda Yangın Tehdidi ve İklim Değişikliği Bağlantısı
Phoenix’teki sıcaklar sadece bir cephe; aynı zamanda ABD’nin batısında devasa bir yangın sezonunun habercisi. Kaliforniya’da geçtiğimiz hafta sonu başlayan ve ‘Park Fire’ olarak adlandırılan yangın, 100 bin dönümden fazla alanı küle çevirdi ve 4 bin kişinin tahliye edilmesine yol açtı. Yangın, güney Oregon’a kadar uzanan kuru otlaklarda hızla yayılıyor. Meteorologlar, önümüzdeki günlerde kuru fırtına riskinin artmasını bekliyor; yıldırım düşmeleri, yeni yangınların başlamasına neden olabilir. Rüzgarın da etkisiyle dumanlar, büyük şehirlere kadar ulaşarak hava kalitesini düşürüyor. Sağlık uzmanları, özellikle astım ve solunum yolu hastalığı olan kişilere dışarı çıkmamaları çağrısı yapıyor.
Bilim insanları, bu tür aşırı sıcak hava dalgalarının iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli’nin raporlarına göre, küresel sıcaklık artışı, sıcak hava dalgalarının sıklığını ve şiddetini artırıyor. Batı ABD, özellikle kuraklık ve yüksek sıcaklıkların birleşimiyle, yangınlar için en riskli bölgelerden biri haline geldi. Orman yangınları, sadece yerel ekosistemleri değil, milyar dolarlık ekonomik kayıplara da yol açıyor. 2023’te Kaliforniya’daki yangınların ekonomik maliyeti 3 milyar doları aşmıştı. Bu yılın daha kötü olabileceği tahmin ediliyor.
ABD yönetimi, iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını hızlandırmaya çalışıyor. Ancak Kongre’deki siyasi kutuplaşma, bu çabaları zayıflatıyor. Çevre örgütleri, fosil yakıt sübvansiyonlarının sonlandırılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması çağrısında bulunuyor. Öte yandan, bazı eyalet yönetimleri, yangınla mücadele bütçelerini artırarak önleyici tedbirler almayı hedefliyor. Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, açıklamasında “Bu yeni normal, iklim değişikliğinin bir yansımasıdır; artık sadece olağanüstü durumlara değil, sürekli bir krize hazırlıklı olmalıyız” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu aşırı sıcak ve yangın dalgası, küresel iklim değişikliğinin bir başka yüzünü ortaya koyuyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alan ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olarak, bu durumdan doğrudan dersler çıkarabilir. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de benzer sıcak hava dalgaları ve orman yangınları yaşanmış; 2021’deki yangınlarda ciddi can ve mal kayıpları olmuştu. Bu nedenle, Phoenix’teki kriz, Türkiye’nin iklim adaptasyon politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, küresel çapta sıcak hava dalgaları, tarım üretimini ve gıda fiyatlarını etkileyerek Türkiye’nin ekonomik istikrarına dolaylı yoldan yansıyor. Türkiye’nin, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini artırması ve uluslararası işbirliği mekanizmalarına dahil olması, bu tür küresel krizlere karşı direncini güçlendirecektir.