İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in bölge ülkelerini birbirine düşürmeye çalıştığını belirterek, Müslüman ülkelerin birlik olması gerektiğini vurguladı. Pezeşkiyan, bu açıklamayı Tahran'da düzenlenen bir toplantıda yaptı. İran devlet televizyonunda yayınlanan konuşmada Pezeşkiyan, "ABD ve Siyonist rejim, İslam ülkeleri arasında ayrılık yaratmak için her türlü çabayı gösteriyor. Amacı, bölgede kaos çıkararak kendi çıkarlarını korumak" dedi.
Pezeşkiyan'ın açıklamalarının arka planı
Pezeşkiyan'ın sözleri, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu'da artan gerilim ortamında geldi. İran, uzun süredir ABD ve İsrail'i bölgede istikrarsızlık yaratmakla suçluyor. Pezeşkiyan, selefi İbrahim Reisi'nin Mayıs 2024'te helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından Temmuz 2024'te yapılan seçimleri kazanarak cumhurbaşkanı olmuştu. Göreve geldiğinden bu yana ilk kez bu kadar sert bir dille ABD ve İsrail'i hedef alan Pezeşkiyan, daha önce de Batı ile diyalog kapısını açık bırakabileceğini ima etmişti. Ancak son açıklamaları, Tahran'ın bölgesel müttefikleriyle dayanışma mesajı olarak yorumlandı.
İran'ın dini lideri Ali Hamaney de sık sık ABD ve İsrail'i bölgeyi bölmeye çalışmakla suçluyor. Pezeşkiyan'ın konuşması, İran'ın Şii milis gruplarına verdiği desteğin ve Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan'daki vekil güçlerle olan bağlantılarının arka planında okunmalı. İran, bu gruplar aracılığıyla bölgede nüfuzunu korumaya çalışırken, ABD ve İsrail de İran'ın bu ağını kırmayı hedefliyor.
Pezeşkiyan, konuşmasında ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) çağrıda bulunarak, İslam ülkelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. "Eğer İslam ülkeleri birleşirse, ABD ve İsrail'in oyunları bozulur" diyen Pezeşkiyan, bölgedeki krizlerin ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini de sözlerine ekledi. İran Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşmesi sürecine de değinerek, "Komşularımızla iyi ilişkiler kurmak istiyoruz, ancak bu, Filistin davasından vazgeçeceğimiz anlamına gelmez" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran'ın yeni yönetiminin dış politika çizgisini netleştirmesi açısından önem taşıyor. İran, nükleer anlaşmazlık nedeniyle Batı ile ilişkilerini düzeltmeye çalışırken, aynı zamanda Rusya ve Çin ile yakınlaşmayı sürdürüyor. İsrail ise İran'ı nükleer programı nedeniyle tehdit olarak görüyor ve İran yanlısı gruplara karşı operasyonlar düzenliyor. ABD yönetimi, İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamak için İsrail ve Körfez ülkeleriyle işbirliğini güçlendirmiş durumda. Son aylarda Yemen'de Husiler, Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırılar düzenledi; İran bu saldırılardan sorumlu tutuluyor. Lübnan'da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar da zaman zaman alevleniyor. Pezeşkiyan'ın mesajı, bu gerilim ortamında İslam dünyasına birlik çağrısı olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, Pezeşkiyan'ın söyleminin iç politikada da yankı bulduğunu belirtiyor. İran'da reformist kanadı temsil eden Pezeşkiyan, sertlik yanlıları ile ılımlılar arasında denge kurmaya çalışıyor. ABD ve İsrail'i hedef alan açıklamaları, ülke içindeki muhafazakâr tabanı tatmin etmeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Ancak aynı zamanda Pezeşkiyan, Batı ile müzakerelere kapıyı kapatmadığını da gösteriyor. İran'ın nükleer programı konusunda ABD ile dolaylı görüşmelerin sürdüğü biliniyor. Pezeşkiyan'ın bu çıkışı, müzakerelerde elini güçlendirmek için bir manevra olabilir.
Bölgesel dengeler açısından, İran'ın Suudi Arabistan ile ilişkilerini düzeltme süreci Çin'in arabuluculuğuyla 2023'te başlamıştı. Pezeşkiyan da bu süreci desteklediğini belirtiyor. Ancak İsrail ile normalleşme süreci (Abraham Anlaşmaları) kapsamında Suudi Arabistan'ın İsrail'e yakınlaşması, İran'ı rahatsız ediyor. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, bu süreci baltalamaya yönelik bir hamle olarak da değerlendirilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın ABD ve İsrail'i hedef alan açıklamaları, Türkiye'nin bölgesel denge politikaları açısından kritik bir dönemeçte yapıldı. Türkiye, İran ile ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda ABD ve İsrail ile de temaslarını koruyor. Pezeşkiyan'ın İslam ülkelerine birlik çağrısı, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği hatırlatıyor; ancak Ankara, İran'ın Şii milisler aracılığıyla yürüttüğü vekalet savaşlarına mesafeli. Türkiye, İran'ın nükleer programı konusunda diplomasiye öncelik verilmesini savunuyor. ABD-İsrail-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları için risk oluşturuyor. Ankara, bölgesel istikrarın korunması için diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini vurguluyor. Pezeşkiyan'ın çıkışı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da önemli hale getirebilir.