İran hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ın nükleer programına ilişkin önerisine verdiği yanıtın ardından, arabulucular aracılığıyla resmi bir yanıt beklediğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Önerimizi ilettik, şimdi arabuluculardan gelecek yanıtı bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu gelişme, Washington ile Tahran arasında aylardır süren dolaylı müzakerelerde kritik bir aşamaya işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı bir anlaşma için önerilen çerçeveye ilişkin ilk değerlendirmesini geçtiğimiz günlerde yapmıştı. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran'ın "asla nükleer silaha sahip olamayacağını" yinelerken, müzakere sürecine açık olduğunu ancak "çok sert bir tutum" izleyeceğini belirtmişti. İran tarafı ise Trump'ın bu açıklamalarını "çelişkili" olarak nitelendirdi ve somut adım beklediklerini vurguladı.
İran'ın önerisi, Umman, Katar ve İsviçre gibi ülkelerin arabuluculuğuyla ABD'ye iletilmişti. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Kapsamlı bir anlaşma için hazırız, ancak ABD'nin yaptırımları kaldırması ve İran'ın haklarını tanıması gerekiyor" demişti. İran'ın önerisi, nükleer programının barışçıl olduğunu kanıtlamak için uluslararası denetimlere izin vermeyi ve bazı durumlarda uranyum zenginleştirme seviyesini düşürmeyi içeriyor. Buna karşılık, ABD'nin ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırması isteniyor.
Trump yönetimi ise İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmasını ve balistik füze geliştirmesinin sınırlandırılmasını talep ediyor. Ayrıca, İran'ın bölgesel etkisini azaltması ve vekil güçlere verdiği desteği kesmesi de ABD'nin şartları arasında. İran, bu talepleri "egemenliğine müdahale" olarak değerlendiriyor ve müzakere masasında sadece nükleer konuyu görüşmeye hazır olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının iç politikaya yönelik olduğunu ve seçim kampanyası sürecinde sert görünme çabası olarak yorumluyor. Ancak İran tarafı, Trump'ın sosyal medya paylaşımlarının müzakereleri zehirleyebileceği endişesini taşıyor. İranlı yetkililer, "ABD'nin resmi kanallardan net bir yanıt vermesi gerekiyor, tweet'lerle diplomasi yürütülemez" mesajını veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran nükleer anlaşması (JCPOA) 2015 yılında imzalanmış, ancak 2018'de Trump yönetimi tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmişti. O tarihten bu yana İran, uranyum zenginleştirme seviyesini %60'a kadar çıkarmış durumda. Tahran, anlaşmanın diğer tarafları olan Çin, Rusya, Almanya, Fransa ve İngiltere ile ayrı ayrı görüşmeler yürütüyor. Avrupa ülkeleri, ABD'nin yeniden anlaşmaya dönmesi için yoğun çaba sarf ediyor.
Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ABD arasında bir anlaşma sağlanmasını destekliyor. Ancak bu ülkeler, İran'ın bölgesel yayılmacılığından duydukları endişeyi de dile getiriyor. İsrail ise her türlü anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor ve İran'ın nükleer altyapısına yönelik askeri seçeneği masada tutuyor.
Rusya ve Çin, İran ile ekonomik ve askeri işbirliklerini derinleştirmiş durumda. Bu ülkeler, ABD'nin yaptırımlarına rağmen İran ile ticaret yapmaya devam ediyor. Dolayısıyla, olası bir anlaşma, küresel güç dengelerini de etkileyecek. Avrupa Birliği, anlaşmanın canlandırılması için diplomatik kanalları açık tutuyor ve İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması halinde ekonomik işbirliğini artırmayı planlıyor.
İran'ın önerisi, nükleer programının barışçıl olduğunu kanıtlamak için uluslararası denetimlere izin vermeyi ve bazı durumlarda uranyum zenginleştirme seviyesini düşürmeyi içeriyor. Buna karşılık, ABD'nin ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırması isteniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereleri yakından takip ediyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi açısından olası bir anlaşmayı destekliyor. İran, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı ve doğalgaz tedarikçisi. Yaptırımların kaldırılması, Türkiye-İran ticaret hacminin artmasına ve enerji işbirliğinin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına uymak zorunda olduğu için denge politikası izliyor. Ayrıca, İran'ın nükleer kapasitesinin sınırlandırılması, Orta Doğu'da silahlanma yarışını engelleyebilir ve Türkiye'nin güvenliğine olumlu yansıyabilir. Türkiye, arabuluculuk çabalarına destek vererek bölgesel barışa katkı sağlayabilir.