ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat anlaşmasının ardından ham petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere yaklaşırken, benzin pompa fiyatlarındaki yüksek seyir tüketicilerin tepkisine yol açıyor. Başkan Donald Trump, büyük petrol şirketlerini fiyat şişirme ile suçlasa da analistler, asıl sorumlunun bireysel akaryakıt istasyonu sahipleri olduğunu söylüyor. Peki petrol fiyatları düşerken benzin neden hâlâ pahalı?
Anlaşma ve fiyatlara yansıması
ABD ve İran arasında varılan mutabakat, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde bir dönüm noktası olarak görülüyor. Anlaşma kapsamında İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması karşılığında, ABD'nin İran'a yönelik bazı petrol yaptırımlarını gevşeteceği belirtiliyor. Bu gelişme, küresel petrol piyasalarında arz fazlası beklentisini artırarak Brent petrolün varil fiyatını son iki haftada yüzde 12 düşürdü ve savaş öncesi seviyelere geriletti. Ancak benzin fiyatları aynı oranlı düşüşü göstermedi.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, ulusal ortalama benzin fiyatı haftalık bazda yalnızca yüzde 3 geriledi. Bu durum, rafineri marjlarındaki daralma ve dağıtım maliyetlerindeki katılığın yanı sıra, perakende seviyesinde fiyatlandırma davranışlarına işaret ediyor.
Benzin fiyatlarının yapışkanlığı
Princeton Üniversitesi ekonomistlerinden Michael Sinkinson, "Petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya yansıması genellikle haftalar alır, ancak bu kez yapışkanlık daha belirgin" diyor. Sinkinson'a göre, akaryakıt istasyonu sahipleri fiyatlarını düşürmekte isteksiz davranıyor, çünkü tüketicilerin fiyat değişimlerine tepkisi asimetrik: Düşüşlerde talep artışı sınırlı kalırken, yükselişlerde talep daha hızlı kırılıyor. Bu nedenle istasyon sahipleri, düşüşleri yavaş yansıtarak karlarını korumaya çalışıyor.
Öte yandan, Başkan Trump'ın "Büyük Petrol" şirketlerini fiyat şişirme ile suçlaması, siyasi bir söylem olarak değerlendiriliyor. Sektör temsilcileri, rafineri ve dağıtım şirketlerinin marjlarının tarihsel ortalamaların altında olduğunu savunuyor.
Küresel boyut ve jeopolitik riskler
Uzmanlar, İran anlaşmasının petrol piyasalarında kalıcı bir arz artışı sağlayıp sağlamayacağını sorguluyor. Zira İran'ın yaptırımlar nedeniyle atıl kapasitesi bulunuyor, ancak anlaşmanın uygulanması ve tarafların taahhütlerine bağlılığı belirsizliğini koruyor. Ayrıca Suudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki OPEC+ grubunun üretim politikaları da fiyatlar üzerinde etkili olacak. Enerji danışmanlık şirketi Rystad Energy analistlerine göre, küresel talebin yaz aylarında artması beklenirken, arz artışı sınırlı kalırsa fiyatlar yeniden yükselebilir.
Akaryakıt fiyatlarındaki yapışkanlık, dünya genelinde enflasyonist baskıları artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Merkez bankalarının faiz kararları, enerji maliyetlerindeki katılık nedeniyle daha temkinli bir yaklaşım gerektirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ve doğalgazda net ithalatçı bir ülke olarak küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, cari açığın daralmasına ve enflasyonun kontrolüne katkı sağlayabilir ancak benzin fiyatlarının yapışkanlığı bu etkiyi sınırlayabilir. Özellikle akaryakıt istasyonlarının fiyatlama davranışı, Türkiye'deki benzer eğilimlerle örtüşüyor. Türkiye'nin İran ile enerji ve ticaret ilişkileri göz önüne alındığında, ABD-İran mutabakatı Ankara'nın bölgesel denklemini de etkileyebilir. Anlaşmanın sürdürülebilirliği, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dış politika manevra alanı açısından yakından izlenmeli.