Asya-Pasifik piyasalarında hisse senetleri, petrol fiyatlarındaki keskin düşüşün ardından yükseliş kaydetti. Brent ham petrolü varil başına 80 doların altına inerken, yatırımcıların gözü bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Federal Reserve'in (Fed) faiz kararına çevrildi. Japonya'da Nikkei 225 endeksi %0,5, Güney Kore'de Kospi %0,7, Avustralya'da S&P/ASX 200 %0,4 değer kazandı. Çin'de Şanghay Bileşik Endeksi ise %0,2 geriledi.
Petrol Fiyatlarındaki Düşüşün Nedenleri
Petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin arz artırımı sinyali vermesi ve küresel talep endişeleriyle hafta başından bu yana yaklaşık %5 değer kaybetti. Brent petrolü pazartesi günü varil başına 79,50 dolara gerileyerek Mayıs ayından bu yana en düşük seviyesini gördü. Batı Teksas Intermediate (WTI) ise 75 doların altına indi.
Analistler, İsrail-Hamas çatışmasının bölgesel bir petrol arz şokuna yol açmaması ve Suudi Arabistan'ın üretim kesintilerini gevşetme sinyali vermesinin fiyatları aşağı çektiğini belirtiyor. Ayrıca, Çin'den gelen zayıf ekonomik veriler de talep görünümünü olumsuz etkiliyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji maliyetlerini azaltarak havayolu ve nakliye şirketleri için olumlu bir faktör olsa da, enerji üreticisi ülkelerin borsalarını baskılıyor. Avustralya'da enerji hisseleri gerilerken, havacılık şirketleri yükseldi.
ABD Verileri ve Fed'in Faiz Politikası
Yatırımcıların odağında bu hafta açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri var. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda Fed'in faiz indirimini erteleyebileceği endişesi hakim. Fed Başkanı Jerome Powell, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ancak ekonomiyi gereğinden fazla yavaşlatmak istemediklerini söyledi.
Piyasalar şu anda Fed'in eylül ayında faiz indirimine gitme olasılığını %60 olarak fiyatlıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan istihdam raporunun beklentilerden güçlü gelmesi, bu olasılığı bir miktar azalttı. Analistler, enflasyon verisinin faiz patikası için belirleyici olacağını vurguluyor.
ABD'de şirket kârlılıkları da yakından takip ediliyor. Bu hafta JPMorgan, Citigroup ve Wells Fargo gibi büyük bankaların ikinci çeyrek bilançolarını açıklaması bekleniyor. Bankaların kredi kayıplarına ilişkin karşılıkları ve net faiz marjları yatırımcıların ilgisini çekecek.
Asya Piyasalarında Sektörel Hareketler
Japonya'da teknoloji hisseleri, ABD'li çip üreticisi Nvidia'nın yükselişinden destek buldu. Tokyo Electron ve Advantest %1'in üzerinde değer kazandı. Güney Kore'de Samsung Electronics %0,8 yükseldi. Çin'de ise emlak sektöründeki borç sorunları ve yavaşlayan büyüme endişeleri piyasayı baskılıyor.
Hong Kong Hang Seng endeksi %0,3 geriledi. Çin hükümetinin teşvik önlemleri konusunda somut adım atmaması hayal kırıklığı yaratıyor. Avustralya'da madencilik devi BHP hisseleri, demir cevheri fiyatlarındaki düşüşle %1 değer kaybetti.
Döviz piyasasında ABD doları, güçlü istihdam verilerinin ardından diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Japon yeni 158 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Euro/dolar paritesi 1,08'in altına geriledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, ham petrol fiyatlarındaki gerilemeden doğrudan fayda sağlar. Brent petrolün varil başına 80 doların altına inmesi, Türkiye'nin enerji faturasını azaltarak dış ticaret açığını daraltabilir. Ayrıca, düşen petrol fiyatları ulaştırma ve üretim maliyetlerini düşürerek enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak, Fed'in faiz politikası ve ABD verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararlarını ve TL'nin seyrini dolaylı olarak etkileyebilir. Küresel risk iştahındaki değişim, yabancı yatırımcı akışını etkileyerek Borsa İstanbul üzerinde dalgalanma yaratabilir. Bu nedenle, Türkiye ekonomisi için petrol fiyatlarındaki düşüş kısa vadede olumlu olsa da, küresel para politikaları ve jeopolitik gelişmeler yakından izlenmeli.