Trump yönetiminin savunma bakanı adayı Pete Hegseth, Asya-Pasifik bölgesinde ABD müttefiklerine hitaben yaptığı konuşmada, askeri harcamaların GSYİH'nın yüzde 3,5'ine çıkarılması çağrısında bulundu. Bu oran, ABD'nin kendi savunma harcamalarının yanında oldukça yüksek bir seviye olarak değerlendiriliyor. Hegseth, Avrupa'da olduğu gibi Asya'da da müttefiklerin 'üzerlerine düşeni yapması' gerektiğini söyledi. Ancak uzmanlar, bu talebin bölge ülkelerinin ekonomik büyümesini tehlikeye atacağı ve Çin'e yakınlaşmalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Hegseth'in Planı ve Bölgedeki Yansımaları
Trump yönetiminin iktidara gelmesiyle birlikte savunma politikalarında köklü değişiklikler yaşanıyor. Pete Hegseth, Asya seyahati kapsamında Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Avustralya'ya yaptığı ziyaretlerde, bu ülkelerin savunma harcamalarını artırmaları gerektiğini vurguladı. Hegseth, 'ABD olarak üzerimize düşeni yapıyoruz, ancak müttefiklerimizin de kendi güvenliklerine daha fazla yatırım yapması şart' ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, özellikle savunma bütçelerini artırmada zorlanan Güneydoğu Asya ülkelerinde endişe yarattı. Endonezya, Malezya ve Tayland gibi ülkeler, mevcut ekonomik koşullarda bu oranı yakalamanın neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, GSYİH'nın yüzde 3,5'ine denk gelen savunma harcamaları, çoğu Asya-Pasifik ülkesi için mevcut seviyelerin iki katına çıkmak anlamına geliyor. Örneğin Japonya, şu anda yüzde 1,2 civarında olan savunma harcamalarını üçe katlamak zorunda kalacak. Benzer şekilde Güney Kore'nin de yüzde 2,7 olan oranını artırması gerekiyor. Bu durum, sağlık, eğitim ve altyapı gibi kritik alanlardan kaynak aktarılmasına neden olacak.
Bölgesel Dengeler ve Çin Faktörü
Hegseth'in çağrısı, Çin'in bölgesel etkisini artırdığı bir döneme denk geldi. Pekin, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ve Kuşak ve Yol Girişimi gibi projelerle bölge ülkelerine ekonomik alternatifler sunuyor. Bu durum, ABD'nin askeri baskısı altındaki ülkeleri Çin'e yakınlaşmaya itebilir. Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Profesör Bilahari Kausikan, 'ABD'nin bu talebi, bölge ülkelerini bir tercih yapmaya zorluyor: ya savunma harcamalarını artıracaklar ya da Çin'in ekonomik cazibesine kapılacaklar' dedi.
Avustralya, bu konuda en kararlı duruşu sergileyen ülkelerden biri. Canberra, 2023 yılında savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2,1'ine çıkarmış ve 2030'a kadar yüzde 2,5'e ulaşmayı hedefliyor. Ancak yüzde 3,5 gibi bir hedef, Avustralya ekonomisi için bile zorlayıcı olacak. Öte yandan Filipinler, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı ABD ile işbirliğini derinleştirirken, bu oranı yakalamak için ek kaynak arayışında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Asya-Pasifik'te artan askeri harcamalar, küresel silah ticaretinde talep artışına yol açabilir. Türkiye, savunma sanayisinde son yıllarda önemli ihracat başarıları elde etmişken, bölgedeki müttefiklerin harcamalarını artırması Türk savunma firmaları için yeni fırsatlar yaratabilir. Öte yandan, bu silahlanma yarışı Türkiye'nin Rusya ve Çin ile olan ilişkilerini de etkileyebilir. Çin'in bölgesel nüfuzuna karşı oluşturulan bu blok, Türkiye'nin dengeli dış politikasını zorlayabilir. Ayrıca, yüksek savunma harcamaları küresel ekonomik durgunluğa katkıda bulunarak Türkiye'nin ticaret ortaklarını olumsuz etkileyebilir.