Peru'nun başkenti Lima'da yüzlerce gösterici, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ziyaretini protesto ederek Washington ile daha yakın güvenlik bağları kurulmasına karşı çıktı. Göstericiler, ABD ile askeri işbirliğinin ülkenin egemenliğini zayıflattığını ve bölgede gerilimi artırdığını savundu. Rubio'nun Lima temasları, iki ülke arasında savunma ve güvenlik alanında yeni bir anlaşma arayışının parçası olarak görülüyor. Protestolar, Latin Amerika'da ABD'nin askeri varlığına yönelik artan tepkinin son örneği oldu.
Protestoların Arka Planı
Lima'daki gösteriler, Rubio'nun Peru yetkilileriyle yaptığı görüşmeler sırasında gerçekleşti. Eylemciler, ABD ile imzalanması planlanan güvenlik anlaşmasının ülkeye yabancı asker konuşlandırılmasına ve askeri üslerin kullanımına izin verebileceğini öne sürdü. Peru hükümeti henüz böyle bir anlaşmanın detaylarını kamuoyuyla paylaşmadı. Ancak Rubio'nun ziyareti, ABD'nin Latin Amerika'da Çin ve Rusya'nın artan etkisine karşı müttefiklerini güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor.
Protestocular, pankartlarda "Peru'da ABD üssü istemiyoruz" ve "Egemenliğimize dokunma" sloganları attı. Polis, göstericilere müdahale etmedi; ancak güvenlik güçleri Dışişleri Bakanlığı çevresinde geniş önlem aldı. Lima Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gösterilerin barışçıl geçtiği belirtildi.
Peru'da son yıllarda ABD karşıtı duygular, özellikle gençler ve sol gruplar arasında güçleniyor. Ülke, 2022'de Pedro Castillo'nun devrilmesinin ardından siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor. Yeni Devlet Başkanı Dina Boluarte, Washington ile ilişkileri güçlendirmeye çalışsa da halk desteği düşük. Rubio'nun ziyareti, Boluarte hükümetine destek mesajı olarak da okunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD, Latin Amerika'da askeri işbirliğini artırarak Çin'in bölgedeki ekonomik ve stratejik nüfuzunu dengelemeyi hedefliyor. Çin, Peru'nun en büyük ticaret ortağı ve ülkedeki büyük altyapı projelerinde pay sahibi. Ayrıca Rusya, Venezuela ve Nikaragua gibi ülkelerle askeri bağlarını sürdürüyor. Rubio'nun Lima ziyareti, ABD'nin "arka bahçe" olarak gördüğü bölgede yeniden etkinlik kurma çabasının bir parçası.
Ancak Latin Amerika'da ABD karşıtlığı yeni değil. 2000'li yıllarda Hugo Chávez ve Evo Morales gibi liderler, Washington'ın müdahaleci politikalarını sert biçimde eleştirmişti. Bugün ise Meksika, Kolombiya ve Şili gibi ülkelerde de ABD ile güvenlik anlaşmaları tartışmalı. Peru'daki protestolar, bölgesel bir trendin parçası olarak görülebilir.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun turu, sadece Peru ile sınırlı değil. Rubio, Latin Amerika turunda Ekvador ve Paraguay'ı da ziyaret edecek. Amacı, bölgede ortak güvenlik ve ekonomi gündemi oluşturmak. Ancak her ülkede benzer protestolarla karşılaşması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki ABD karşıtı protestolar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel güç dengeleri açısından önemli bir gösterge. ABD'nin Latin Amerika'da artan askeri varlığı, Türkiye'nin de dahil olduğu çok kutuplu dünya düzeninde rekabeti derinleştiriyor. Türkiye, Latin Amerika'da ekonomik ve diplomatik açılımını sürdürürken, bölgede istikrarın korunmasına önem veriyor. Ayrıca, ABD'nin güvenlik anlaşmalarına yönelik tepkiler, Türkiye'nin kendi savunma işbirliklerinde egemenlik vurgusunu hatırlatıyor. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin bağımsız dış politika çizgisini güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor.