11 Eylül 2001 saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti. ABD ve İngiltere, o günden bu yana terörizmle mücadelede ortak hareket ediyor. İki ülke yetkilileri, manşetlerin uzağında her gün terör finansmanı, dolandırıcılık merkezleri ve siber suçlarla mücadele için birlikte çalışıyor. İttifak, sadece askeri değil, istihbarat ve finansal alanda da derinleşmiş durumda.
İstihbarat ve Finansal Mücadelede Ortaklık
ABD ve İngiltere arasındaki özel ilişki, 11 Eylül sonrası dönemde yeni bir boyut kazandı. İki ülke, terör örgütlerinin finansman kaynaklarını kurutmak için ortak operasyonlar düzenliyor. Bu kapsamda, şüpheli finansal işlemlerin tespiti için veri paylaşımı yapılıyor. İngiltere'nin Ulusal Suç Ajansı (NCA) ve ABD'nin FBI ile Hazine Bakanlığı birimleri, dolandırıcılık merkezlerinin (scam-center) deşifre edilmesinde koordineli çalışıyor. Özellikle Güneydoğu Asya'da faaliyet gösteren bu merkezler, milyarlarca dolarlık yasa dışı gelir elde ediyor ve terörün finansmanında da kullanılabiliyor.
Siber suçlarla mücadele ise son yıllarda öncelikli başlıklardan biri haline geldi. Fidye yazılımları, kritik altyapıya yönelik saldırılar ve kimlik avı girişimleri, iki ülkenin ortak siber güvenlik tatbikatlarıyla önlenmeye çalışılıyor. 2023'te kurulan ABD-İngiltere Siber Güvenlik Diyaloğu, bu alandaki işbirliğini kurumsallaştırdı. Yetkililer, sadece devlet aktörlerini değil, organize suç gruplarını da hedef alıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD ve İngiltere'nin ortak mücadelesi, NATO ve diğer uluslararası platformlarda da yankı buluyor. İki ülke, terörizmle mücadelede istihbarat paylaşımının önemini vurgulayarak diğer müttefiklere örnek oluyor. Ancak, bu işbirliğinin sınırları ve egemenlik konuları zaman zaman tartışma yaratıyor. Özellikle veri paylaşımı ve gözetim konularında sivil toplum kuruluşları endişelerini dile getiriyor.
25 yıl sonra, 11 Eylül saldırılarının ardından başlatılan 'teröre karşı savaş' döneminin mirası hâlâ tartışılıyor. ABD ve İngiltere, askeri müdahalelerin yanı sıra yumuşak güç unsurlarını da kullanarak radikalleşmeyle mücadele ediyor. İki ülke, gençleri hedef alan aşırıcı propaganda ile mücadelede eğitim ve sosyal programlara yatırım yapıyor.
İngiltere ve ABD arasındaki istihbarat paylaşımı, 'Five Eyes' (Beş Göz) ittifakı çerçevesinde Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda'yı da kapsıyor. Bu ittifak, terör finansmanının izlenmesinde kritik rol oynuyor. Son yıllarda, kripto paraların terör finansmanında kullanılması yeni bir zorluk olarak ortaya çıktı. İki ülke, kripto varlıkların düzenlenmesi için ortak standartlar geliştirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül sonrası dönemde terörizmle mücadelede hem NATO müttefiki hem de bölgesel aktör olarak kritik bir konumda yer aldı. ABD ve İngiltere'nin istihbarat ve finansal mücadeledeki işbirliği, Türkiye'nin de dahil olduğu küresel güvenlik mimarisinin bir parçası. Türkiye, özellikle DEAŞ ve PKK gibi örgütlerle mücadelede kendi deneyimlerini paylaşarak bu ittifakın güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak, Batılı ülkelerin terör örgütlerine yönelik tutumlarındaki farklılıklar, zaman zaman Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor. Yeni dönemde siber suçlar ve dolandırıcılıkla mücadelede ortak hareket etmek, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından önem taşıyor.