ABD'de bir cerrahın hastasına üç günlük ağrı kesici vermesi için bile kağıt üzerinde iz bırakması gerekirken, benzin istasyonlarında herkes kahvaltılık taquito yanında morfinden 13 kat daha güçlü bir madde satın alabiliyor. Bu çelişki, ülkedeki opioid krizinin yasal boşluklarını gözler önüne seriyor. Tianeptin adı verilen bu madde, aslında bir antidepresan olarak geliştirilmiş olsa da, yüksek dozlarda opioid benzeri etkiler gösteriyor ve bağımlılık yapıyor. ABD'de bazı eyaletlerde yasal olarak satılan tianeptin, federal düzeyde kontrol edilmiyor. Bu durum, halk sağlığı uzmanlarını ve kolluk kuvvetlerini alarma geçirmiş durumda.
Yasal Boşluk ve Tianeptin'in Yükselişi
Tianeptin, ilk olarak 1960'larda Fransa'da geliştirilen bir trisiklik antidepresan. Ancak ABD'de FDA tarafından onaylanmamış durumda. Buna rağmen, takviye edici gıda veya 'research chemical' adı altında benzin istasyonlarında, kafelerde ve online sitelerde satılabiliyor. Madde, opioid reseptörlerini doğrudan uyarmasa da, beyindeki opioid sistemini etkileyerek morfinden 13 kat daha güçlü bir etki yaratabiliyor. Uzmanlar, tianeptin'in yoksunluk semptomlarının klasik opioidlerden daha şiddetli olabileceğini belirtiyor.
ABD'de opioid krizi her yıl on binlerce can alıyor. 2022'de 100 binden fazla kişi aşırı dozdan hayatını kaybetti. Bu ölümlerin büyük çoğunluğu sentetik opioidlerden (fentanil gibi) kaynaklansa da, yasal olarak satılan maddeler de krizi körüklüyor. Tianeptin, özellikle gençler ve düşük gelirli bireyler arasında hızla yayılıyor. Çünkü erişimi kolay ve nispeten ucuz. Bir benzin istasyonunda 10-20 dolara satılan bu madde, reçeteli opioidlere kıyasla çok daha az denetleniyor.
Federal yasalar, tianeptin'i kontrollü madde listesine almamış. Bu nedenle eyaletler kendi düzenlemelerini yapmakta serbest. Ancak eyaletler arası satış ve online alışveriş nedeniyle etkili bir kontrol sağlanamıyor. Bazı eyaletler, tianeptin satışını yasaklamaya başladı. Örneğin, Louisiana ve Tennessee'de acil durum düzenlemeleri getirildi. Ancak bu düzenlemeler, maddenin 'takviye edici gıda' olarak sınıflandırılması nedeniyle deliniyor. Üreticiler, ürün etiketlerinde 'tianeptin içermez' yazsa da, bağımsız testler maddelerin içinde tianeptin bulunduğunu gösteriyor.
Küresel Boyut ve Dış Basın
ABD'deki bu yasal boşluk, küresel uyuşturucu politikalarını da etkiliyor. Avrupa'da tianeptin reçeteli bir ilaç. Fransa, Almanya gibi ülkelerde sadece doktor kontrolünde veriliyor. Ancak ABD'deki serbest satış, uluslararası düzeyde endişe yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü, tianeptin'in kötüye kullanım potansiyeline dikkat çekiyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi ülkeler, tianeptin hammaddesini üretip ABD'ye ihraç ediyor. Bu da maddenin küresel tedarik zincirini oluşturuyor.
ABD'deki opioid krizi, sadece bir halk sağlığı sorunu değil, aynı zamanda bir ekonomik yük. Her yıl tedavi, kayıp iş gücü ve suçla mücadele için milyarlarca dolar harcanıyor. Yasal opioidlerin denetimsizliği, bu yükü daha da artırıyor. Uzmanlar, federal düzeyde acil düzenleme çağrısı yapıyor. Ancak siyasi irade ve lobiler nedeniyle bu konuda adım atılamıyor. Farmasötik endüstrisi, takviye edici gıda sektörü ve bazı siyasetçiler, sıkı düzenlemelere karşı çıkıyor.
Tianeptin, aslında bir umut ışığı olarak da görülüyordu. Depresyon tedavisinde etkili olduğu düşünülüyordu. Ancak kötüye kullanımı, bu potansiyeli gölgeliyor. Şimdi ise benzin istasyonlarında satılan bir 'yasal uyuşturucu' haline gelmiş durumda. Bu durum, ABD'nin uyuşturucu politikalarındaki tutarsızlığı gözler önüne seriyor. Bir yandan doktorlar opioid reçete etmekte zorlanırken, diğer yandan benzin istasyonları opioid benzeri maddeleri serbestçe satabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki bu yasal opioid boşluğundan doğrudan etkilenme potansiyeli taşıyor. Türkiye, son yıllarda sentetik opioidlerle mücadelede ciddi adımlar atsa da, küresel tedarik zincirleri ve online satış kanalları risk oluşturuyor. ABD'de yasal satılan tianeptin gibi maddelerin Türkiye'ye girişi, gümrük denetimleriyle engellenmeye çalışılıyor. Ancak internet üzerinden erişim kolay. Ayrıca, Türkiye'de uyuşturucu bağımlılığı oranı görece düşük olsa da, genç nüfusun bu tür maddelere ilgisi artabilir. Türkiye'nin, ABD'deki gelişmeleri yakından izleyerek kendi düzenlemelerini güçlendirmesi ve uluslararası işbirliğini artırması gerekiyor. Bu konuda erken uyarı sistemleri ve halk bilinçlendirme kampanyaları önemli.