Peru, 6 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu öncesinde kritik bir dönemeçte. Ülkede artan şiddet olayları ve derin siyasi kutuplaşma, seçmenleri iki zıt aday arasında bir tercihe zorluyor: Yeni bir sol siyaset anlayışını temsil eden Pedro Castillo ile otoriter lider Alberto Fujimori'nin mirasını devraldığını söyleyen Keiko Fujimori. Anketler, adaylar arasında başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor.
Seçimin Arka Planı: Şiddet ve Siyasi Kriz
Peru, son yıllarda siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor. 2016'dan bu yana dört farklı cumhurbaşkanı görev yaptı ve ülke, yolsuzluk skandallarıyla sarsıldı. Covid-19 pandemisi ise ekonomiyi derinden etkileyerek yoksulluğu artırdı. Bu ortamda, kırsal kesimlerde ve Amazon bölgelerinde yasa dışı madencilik ve uyuşturucu kaçakçılığına bağlı şiddet olayları tırmandı. Seçim kampanyası boyunca adaylara ve destekçilerine yönelik saldırılar yaşandı.
Pedro Castillo, öğretmen sendikası lideri olarak tanınıyor ve ülkenin madencilik şirketlerine karşı daha sert politikalar izleyeceğini vaat ediyor. Keiko Fujimori ise babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 yılları arasındaki otoriter yönetimine atıfta bulunarak güvenlik ve ekonomi odaklı bir söylem benimsiyor. Ancak Keiko Fujimori, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya ve babası ise insan hakları ihlalleri nedeniyle hapiste.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Peru seçimleri, Latin Amerika'da yükselen sol dalga ve otoriter eğilimler arasındaki mücadelenin bir parçası olarak görülüyor. Castillo'nun zaferi, Şili ve Bolivya'daki sol hükümetlere katılarak bölgede 'pembe dalga'yı güçlendirebilir. Öte yandan, Keiko Fujimori'nin zaferi ise Brezilya ve Kolombiya'daki sağ hükümetlerle uyumlu bir çizgi izlenmesine yol açabilir. ABD ise, Peru'daki siyasi belirsizlikten endişe duyuyor; zira ülke, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri ve bölgesel istikrar için kilit öneme sahip.
Ekonomik olarak, seçim sonucu madencilik yatırımlarını ve ticaret anlaşmalarını etkileyebilir. Castillo'nun madencilik şirketlerine yönelik tehditleri, Çinli ve ABD'li yatırımcıları tedirgin ediyor. Ayrıca, Peru'nun Çin ile olan ticari ilişkileri de seçim sonrası şekillenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticari ortaklarından biri olmasa da, bölgesel istikrar Türkiye'nin küresel ticaret bağlantıları açısından dolaylı etkiye sahiptir. Peru'daki siyasi belirsizlik, özellikle bakır ve diğer maden fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin ithalat maliyetlerini etkileyebilir. Ayrıca, Castillo'nun sol politikaları, Türkiye'deki bazı çevreler tarafından ilgiyle izlenirken, Fujimori'nin otoriter eğilimleri ise demokrasi endişelerini artırmaktadır. Türkiye'nin Peru ile ikili ilişkileri sınırlı olsa da, seçim sonucu bölgesel güç dengeleri ve küresel ticaret akışları üzerinde yaratacağı etkilerle Türkiye için de önem taşımaktadır.