Peru'da iki hafta önce yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi, ülkenin eski ve tartışmalı lideri Alberto Fujimori'nin kızı Keiko Fujimori oldu. Seçim otoritesi, oyların yüzde 99'unun sayılmasının ardından Fujimori'nin rakibi solcu Pedro Castillo'ya karşı dar bir farkla önde olduğunu açıkladı. Yaklaşık 25 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, resmi olmayan sonuçlara göre Fujimori yüzde 50.2, Castillo ise yüzde 49.8 oy aldı. Seçim sürecine, usulsüzlük iddiaları ve taraflar arasındaki sert söylemler damga vurdu.
Fujimori Hanedanının Dönüşü ve Tartışmalı Geçmiş
Keiko Fujimori, babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 yılları arasında otoriter yönetimi sırasında işlenen insan hakları ihlalleri ve yolsuzluklarla anılan bir siyasi aileden geliyor. Alberto Fujimori halen cezaevinde bulunuyor ve sağlık sorunları nedeniyle af bekliyor. Keiko Fujimori, daha önce 2011 ve 2016 seçimlerinde de aday olmuş ancak kaybetmişti. Bu kez, güvenlik, ekonomi ve göçmenlik konularında sert bir söylemle seçime giren Fujimori, özellikle kırsal kesimdeki yoksul seçmenlerin ve sağcıların desteğini almayı başardı. Rakibi Castillo ise devletçi politikaları, madencilik şirketlerine yönelik tehditleri ve Venezuela benzeri bir model vaadiyle özellikle yoksul kentli ve sendikalardan oy aldı.
Seçimin Bölgesel ve Küresel Boyutu
Peru, Latin Amerika'nın en istikrarlı demokrasilerinden biri olarak görülse de son yıllarda siyasi krizlerle sarsılıyor. Seçim sonucu, bölgede sol dalganın yükseldiği bir dönemde sağın güç kazanması anlamına geliyor. Fujimori'nin zaferi, ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, Çin ve Rusya temkinli yaklaşıyor. Fujimori'nin, Peru'nun Çin ile olan ticari ilişkilerini sürdüreceği, ancak ABD ile daha yakın işbirliği yapacağı belirtiliyor. Öte yandan, Castillo'nun seçime itiraz etmesi ve taraftarlarının sokağa çıkması halinde ülkede siyasi istikrar yeniden tehlikeye girebilir. Seçimin hemen ardından Lima'da küçük çaplı protestolar başladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki seçim sonucunun Türkiye ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamakla birlikte, Latin Amerika'da sağın yükselişi Türkiye'nin bu bölgeyle ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'da ticari ve diplomatik ağını genişletmektedir. Fujimori yönetiminin, Türkiye ile mevcut ticari ilişkileri sürdürmesi ve hatta derinleştirmesi beklenebilir. Ancak, seçim sürecinin yarattığı kırılganlık, bölgesel istikrarsızlığa yol açarsa Türkiye'nin ticari ortaklıkları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Peru'nun madencilik sektöründeki belirsizlik, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu bazı madenlerin tedarikinde aksamalara neden olabilir.