Peru'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oy sayımı devam ediyor. Ülke, son on yılda dokuzuncu kez liderini belirlemeye çalışırken, siyasi istikrarsızlık ve kutuplaşma yeniden gündemin üst sıralarına yerleşmiş durumda. Yetkililer, sandıkların büyük bölümünün sayıldığını ancak kesin sonuçların açıklanması için birkaç gün daha bekleneceğini duyurdu.
Seçim Süreci ve Adaylar
Peru'da 6 Haziran'da yapılan ikinci tur seçimlerinde yarış, sağ popülist aday Keiko Fujimori ile solcu kırsal kesim öğretmeni Pedro Castillo arasında geçiyor. Fujimori, ülkeyi 1990-2000 yılları arasında yöneten eski devlet başkanı Alberto Fujimori'nin kızı olarak biliniyor. Castillo ise kırsal kesimdeki oylarda öne çıkan bir isim. Seçim kampanyası boyunca iki aday da birbirlerini sert bir dille eleştirdi. Fujimori, Castillo'yu "komünist" olmakla suçlarken, Castillo, Fujimori'nin yolsuzluk iddialarına dikkat çekti.
Seçimin en kritik unsurlarından biri, ülkedeki derin siyasi kutuplaşma. Lima gibi büyük şehirlerde Fujimori'nin önde olduğu görülürken, kırsal kesimde Castillo'nun daha güçlü olduğu belirtiliyor. Seçime katılım oranı yüzde 75 civarında; bu da Peruluların siyasi sürece olan ilgisini gösteriyor ancak aynı zamanda toplumsal bölünmeyi de yansıtıyor.
Siyasi İstikrarsızlığın Kökenleri
Peru, 2016'dan bu yana dört farklı devlet başkanı gördü. Siyasi krizler, yolsuzluk skandalları ve pandeminin etkisiyle derinleşen ekonomik sorunlar, ülkeyi istikrarsızlığa sürükledi. Özellikle son üç yılda başkanlık koltuğu sık sık el değiştirdi. 2018'de Pedro Pablo Kuczynski istifa ederken, ardı gelen Martin Vizcarra 2020'de görevden alındı. Onun yerine geçen Manuel Merino da kısa süre sonra istifa etmek zorunda kaldı. Bu döngü, seçmenlerin siyasete olan güvenini ciddi şekilde sarsmış durumda.
Seçim sonucu ne olursa olsun, yeni liderin önünde ağır bir tablo var. Pandemi nedeniyle Peru, kişi başına düşen ölüm oranlarında dünyada ilk sıralarda yer aldı. Ekonomi ise ciddi bir daralma yaşadı; yoksulluk oranı yüzde 30'un üzerine çıktı. Yeni hükümetin öncelikli olarak sağlık sistemi reformu, ekonomik toparlanma ve siyasi istikrar gibi konulara eğilmesi bekleniyor. Ancak meclisteki dağılım, her iki adayın da kolay bir yönetim geçiremeyeceğine işaret ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Peru seçimleri, yalnızca ülke için değil, Latin Amerika bölgesi için de önem taşıyor. Bölgede son yıllarda sol dalganın yükseldiği gözleniyor. Arjantin, Bolivya, Meksika, Şili ve Kolombiya'da sol ya da merkez sol eğilimli hükümetler iş başında. Castillo'nun zaferi, bu akımı daha da güçlendirebilir. Öte yandan Fujimori'nin kazanması, sağın da hâlâ güçlü olduğunu gösterecek. ABD, Çin gibi küresel aktörler için Peru, özellikle madencilik ve tarım ürünleri ihracatı açısından stratejik bir ortak. Bu nedenle seçimin sonucu, uluslararası ticaret dengelerini de etkileyebilir. Castillo, kampanyasında madencilik şirketlerine karşı daha katı düzenlemeler vaat ederken, Fujimori piyasa yanlısı politikaların süreceğinin sinyalini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki seçimler, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel istikrar ve küresel ticaret bağlamında dolaylı önem taşıyor. Peru, Latin Amerika'da Türkiye'nin ticari ilişkilerini geliştirdiği ülkelerden biri. 2021 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 500 milyon dolar civarındaydı. Castillo'nun zaferi, daha devletçi politikalar ve madencilik şirketlerine yönelik düzenlemeler getirebilir; bu da Türk firmalarının bölgedeki yatırım stratejilerini etkileyebilir. Ayrıca, Peru'nun siyasi istikrarsızlığı bölgesel dengeleri sarsabileceğinden, Türkiye'nin Latin Amerika'ya yönelik dış politikasının bu gelişmeyi dikkate alması önemli. Kültürel ve diplomatik ilişkiler açısından da seçim sonucu, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan bağlarını dolaylı olarak etkileyebilir.