Pentagon'un askeri mahkumların idam cezalarının canlı yayınlanmasına yönelik hazırladığı plan, ABD siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Washington'daki savunma yetkililerinin, Guantanamo'daki askeri mahkemelerde verilen ölüm cezalarının infazlarının kapalı devre televizyon sistemiyle izlenmesine olanak tanıyan bir düzenleme üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Haberin duyulmasının ardından hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçilerden sert eleştiriler geldi. İnsan hakları örgütleri, planın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, bazı askeri yetkililer uygulamanın güvenlik riskleri taşıdığını belirtti.
İdam Yayını Planının Arka Planı
Pentagon'un söz konusu planı, askeri ceza infaz sisteminde şeffaflık sağlama iddiasıyla gündeme getirildiği belirtiliyor. Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, infazların belirli bir basın havuzu aracılığıyla izlenmesi ve görüntülerin daha sonra yayınlanması seçenekler arasında. Ancak planın detayları henüz netleşmedi. Pentagon Sözcüsü, konuya ilişkin soruları yanıtsız bırakırken, "Devam eden bir değerlendirme süreci var" demekle yetindi.
ABD'de askeri idam cezaları nadiren uygulanıyor. Son askeri infaz 1961 yılında gerçekleşti. 1984'ten bu yana askeri mahkemeler tarafından verilen ölüm cezaları, çeşitli hukuki itirazlar nedeniyle infaz edilemedi. Guantanamo'daki askeri komisyonlar tarafından verilen cezalar ise ayrı bir tartışma konusu. Bu mahkemelerin meşruiyeti uluslararası alanda sorgulanıyor.
Planın, Başkan Donald Trump döneminde idam cezalarının hızlandırılması yönündeki çabalarla bağlantılı olduğu düşünülüyor. 2020'de federal idamlar yeniden başlatılmış, o dönemde beş kişi infaz edilmişti. Şimdi askeri mahkumlar için benzer bir adım atılması, idam karşıtı grupların tepkisini çekiyor.
Siyasi Yelpazede Tepkiler ve Bölgesel Yansımalar
Tasarıya yönelik eleştiriler sadece muhalefetten değil, bazı Cumhuriyetçi isimlerden de geldi. Senatör Lindsey Graham, "İnfazların halka açık bir gösteriye dönüşmesi doğru değil. Bu, Amerikan adalet sistemine olan güveni sarsar" ifadelerini kullandı. Demokrat Senatör Dick Durbin ise "Bu, Orta Çağ'a dönüş özlemidir. İnfazları izleyerek intikam duygusu tatmin etmek, çağdaş hukuk anlayışıyla bağdaşmaz" dedi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), yaptığı yazılı açıklamada, "İdam cezalarının halka açık infazlara dönüştürülmesi, ABD'nin uluslararası itibarını zedeler ve otoriter rejimlere propaganda malzemesi sağlar" uyarısında bulundu. Amerika Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ise konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu.
Askeri uzmanlar, canlı yayınların infazları izleyen askeri personel üzerinde psikolojik etkiler yaratabileceğini, ayrıca infaz görüntülerinin aşırıcı gruplar tarafından intikam çağrısı için kullanılabileceğini belirtiyor. Eski bir askeri savcı, "Bu tür görüntüler, terör örgütlerinin radikalizasyon kampanyalarında kullanabileceği güçlü bir araç haline gelir" dedi.
Öte yandan, bazı muhafazakar gruplar planı savunuyor. Adalet sisteminin şeffaflığı adına infazların izlenebilir olması gerektiğini savunanlar, "Kamu, vergileriyle finanse edilen infazların nasıl gerçekleştiğini görme hakkına sahiptir" görüşünü dile getiriyor. Ancak bu görüş, ana akım insan hakları söylemiyle çelişiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin askeri idamları canlı yayınlama girişimi, Türkiye'nin idam cezası tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye'de idam cezası 2004'te kaldırılmış olsa da, zaman zaman gündeme getiriliyor. ABD gibi bir ülkenin infazları halka açık hale getirmesi, idam cezasını savunan çevreler için emsal oluşturabilir. Ayrıca, bu tür uygulamaların Batı'nın insan hakları söylemine zarar vermesi, Türkiye'nin uluslararası platformlarda elini güçlendirebilir. Ancak ABD ile ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı yaratması da muhtemel. Türkiye, insan hakları alanında çifte standarda dikkat çekerek, Batı'nın eleştirilerine karşı kendi pozisyonunu sağlamlaştırabilir.