ABD Savunma Bakanlığı Müfettiş Genel Ofisi tarafından yayımlanan bir rapor, Pentagon'un ABD askeri operasyonları sırasında sivil zararları önleme ve soruşturma konusunda Kongre tarafından zorunlu kılınan mekanizmaları hayata geçirmede başarısız olduğunu ortaya koydu. Raporda, Bakanlığın sivil koruma politikalarına ve uluslararası insancıl hukuka aykırı uygulamalar tespit edilirken, bu eksikliklerin ABD'nin uluslararası itibarına ve askeri operasyonların meşruiyetine zarar verdiği vurgulanıyor.
Raporun Ayrıntıları ve Tepkiler
Müfettiş raporu, Pentagon'un sivil zararları azaltma ve hesap verebilirlik mekanizmalarını uygulamada ciddi eksiklikler olduğunu belirtiyor. Özellikle, 2022'de yürürlüğe giren ve sivil kayıpların raporlanmasını, soruşturulmasını ve tazminatını düzenleyen yönetmeliklerin tam olarak uygulanmadığı ifade ediliyor. Raporda ayrıca, sivil zarar iddialarının incelenmesi için gerekli kaynakların tahsis edilmediği ve personel eğitiminin yetersiz olduğu kaydediliyor. İnsan hakları örgütleri, raporu “sivil koruma söyleminin bir kez daha boşa çıktığının kanıtı” olarak değerlendirirken, bazı Kongre üyeleri Pentagon yönetimine sert eleştiriler yöneltti.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Pentagon'un sivil koruma mekanizmalarındaki bu zafiyet, ABD'nin Irak, Suriye ve Afganistan gibi ülkelerde yürüttüğü hava saldırılarında sivil kayıpların yeterince soruşturulmamasına yol açmıştı. Uzmanlar, raporun ABD'nin müttefikleri nezdindeki güvenilirliğini zedeleyebileceğini belirtiyor. Özellikle Ortadoğu'da, ABD karşıtı söylemlerin güç kazanmasına neden olabilecek bu durum, bölgesel istikrarı da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, NATO müttefikleri arasında sivil koruma standartlarının oluşturulması çabalarına da darbe vuracağı değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Suriye ve Irak'ta PKK/YPG'ye karşı yürütülen operasyonlarda sivil zarar iddialarıyla sıkça gündeme geliyor. ABD'nin kendi sivil koruma mekanizmalarındaki bu zafiyet, Türkiye'nin sivil koruma politikalarını uluslararası platformlarda savunmasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve müttefikleriyle ilişkileri üzerinde olumsuz yansımaları olabilecek bu rapor, Türkiye'nin kendi sivil koruma prosedürlerini gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor. NATO içindeki iş birliği açısından da, sivil zararların azaltılması konusunda ortak standartların geliştirilmesi Türkiye'nin çıkarlarına uygun düşecektir.