ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) 2025 yılında sivil iş gücünde yaptığı yaklaşık 78 bin kişilik kesintinin etkilerini değerlendiremediği, bağımsız bir denetim raporuyla ortaya çıktı. Pentagon Genel Müfettişlik Ofisi tarafından hazırlanan raporda, Savunma Bakanlığı’nın bu kapsamlı personel azaltımının operasyonel kapasite, moral ve kurumsal hafıza üzerindeki olası sonuçlarını sistematik bir şekilde analiz etmediği belirtildi. Kesinti, Pentagon’un toplamda 793 bini aşan sivil iş gücünün yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Denetçiler, bakanlığın bu süreçte herhangi bir etki değerlendirmesi yapmamış olmasını “ciddi bir yönetim zafiyeti” olarak nitelendirdi.
Arka plan: 78 bin kişilik kesinti nasıl yapıldı?
Pentagon, 2025 mali yılı bütçe kısıtlamaları ve yeniden yapılanma hedefleri kapsamında sivil personel sayısını önemli ölçüde azaltma kararı almıştı. Kesintiler, özellikle idari destek, lojistik ve teknoloji alanlarındaki pozisyonları hedef aldı. Ancak raporda, bu personel çıkarmalarının hangi kriterlere göre yapıldığı ve hangi birimlerin ne kadar etkilendiği konusunda net bir planın bulunmadığı vurgulandı. Pentagon Müsteşarlığının, kesinti yapılan birimlerde iş yükü artışı, verimlilik kaybı veya kritik görevlerde aksama gibi risklere karşı herhangi bir önlem almadığı da tespit edildi.
Denetim raporu, ayrıca Pentagon’un sivil iş gücü planlamasında uzun vadeli stratejik hedeflerle uyum sağlanamadığını ortaya koydu. Örneğin, siber güvenlik ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki personel ihtiyacı göz ardı edilirken, eski tip idari pozisyonların kaldırılmasının yeniden yapılanma sürecini yavaşlattığı belirtildi. Müfettişlik, Pentagon’a altı ay içinde bir etki değerlendirme planı hazırlamasını ve gelecekteki personel kararlarında risk analizi yapılmasını tavsiye etti.
Küresel boyut: ABD’nin askeri hazırlık kapasitesi risk altında mı?
Pentagon’daki sivil iş gücü kesintisi, yalnızca ABD savunma yönetimini değil, aynı zamanda küresel askeri ittifakları da ilgilendiriyor. Sivil personel, askeri operasyonların planlanması, lojistik desteği, istihbarat analizi ve silah sistemlerinin bakımı gibi kritik görevlerde yer alıyor. Uzmanlar, bu iş gücü kaybının özellikle NATO ittifakı içinde ABD’nin taahhütlerini yerine getirme kabiliyetini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Örneğin, Avrupa’daki üslerdeki sivil teknik personelin azalması, bakım-onarım süreçlerinde gecikmelere yol açabilir.
Diğer yandan, Çin ve Rusya gibi rakiplerin savunma personelini artırdığı bir dönemde ABD’nin sivil iş gücünü azaltması, stratejik bir hata olarak değerlendiriliyor. Denetim raporu, Pentagon’un bu kesintilerle ilgili bir “plan B” sunmadığını ve olası acil durumlara karşı hazırlıksız olduğunu ortaya koydu. Özellikle siber savunma ve füze savunma sistemlerinin işletilmesinde sivil personelin kritik rolü düşünüldüğünde, bu açığın güvenlik zafiyetine neden olabileceği endişeleri var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pentagon’un sivil iş gücündeki bu kesinti, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de, ABD’nin NATO müttefiki olarak savunma kabiliyetindeki olası zayıflama Türkiye’nin güvenlik çıkarları açısından dolaylı riskler taşıyor. Türkiye, ABD ile ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve silah sistemlerinin bakımı konularında iş birliği yürütüyor. Sivil personel azlığı, bu alanlarda gecikmelere veya aksamalara yol açabilir. Ayrıca, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının etkinliğinin azalması, Doğu Akdeniz ve Suriye gibi kriz bölgelerinde dengeleri değiştirebilir. Türk savunma yetkililerinin, bu gelişmeyi NATO içindeki sorumluluk paylaşımı ve ortak harekat kabiliyeti açısından yakından izlemesi gerekiyor.