ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonların şu ana kadar Amerikan hazinesine 37,5 milyar dolara mal olduğunu açıkladı. Hegseth, bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, bu rakamın operasyonların başlangıcından bugüne kadar yapılan tüm harcamaları kapsadığını belirtti. Bakan, “Bu maliyet, askeri personel, teçhizat, lojistik ve istihbarat faaliyetlerini içeriyor. Ancak operasyonların stratejik hedeflerine ulaşılması, bu bedeli haklı kılıyor” dedi.
Maliyet kalemleri ve operasyonel detaylar
Pentagon yetkilileri, 37,5 milyar dolarlık harcamanın büyük bir kısmının hava harekâtlarına ve deniz kuvvetlerinin konuşlandırılmasına gittiğini ifade etti. İran'ın nükleer tesislerine yönelik düzenlenen hava saldırıları, insansız hava araçları ve siber saldırılar da bu bütçenin önemli bir parçasını oluşturdu. Ayrıca, bölgedeki Amerikan üslerinin savunması için harcanan kaynaklar da maliyeti artırdı. Uzmanlar, savaşın dolaylı maliyetlerinin (örneğin, savaş sonrası yeniden yapılanma ve bölgesel istikrar için yapılacak harcamalar) bu rakamın çok üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu açıklama, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığının maliyeti konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazı Kongre üyeleri, bu kadar yüksek bir harcamanın Amerikan vergi mükelleflerine ağır bir yük getirdiğini savunurken, yönetim ise operasyonların ulusal güvenlik için hayati olduğunu vurguluyor. Öte yandan, İran'ın müttefikleri olan Rusya ve Çin, ABD'nin bölgedeki askeri müdahalesini kınadı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri ise sessiz kalmayı tercih etti. Bölgesel uzmanlar, savaşın uzaması halinde enerji fiyatlarının daha da yükselebileceği ve küresel ekonomik durgunluğa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarının maliyetinin bu denli yüksek olması, Türkiye için doğrudan ve dolaylı etkiler barındırmaktadır. Doğrudan etki, savaşın Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığa yol açması ve mülteci akınlarını artırmasıdır. Dolaylı olarak ise, enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin ithalat faturasını kabartırken, turizm ve ticaret akışlarını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, ABD'nin bölgede uzun süreli bir askeri varlığı, Türkiye'nin kendi güvenlik politikalarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ankara, Kuzey Irak ve Suriye'deki PKK varlığına karşı mücadelesinde bu gelişmeleri dikkate almak zorundadır.