Pentagon, son 20 yılı aşkın süredir kamuoyuyla paylaştığı, Kongre tarafından zorunlu kılınan F-35 savaş uçağı programına ilişkin yıllık raporu ilk kez bloke etti. Partilerüstü bir kurum olan Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO), Savunma Bakanlığı yetkililerinin, GAO’nun 2024 mali yılı değerlendirmesini yayımlamama kararı aldığını duyurdu. Bu karar, maliyeti 1,7 trilyon doları bulması beklenen ve teknik aksaklıklarla gölgelenen programın şeffaflığına ilişkin ciddi soru işaretleri yarattı.
Gelişmenin arka planı: F-35 programının kırılgan yapısı
F-35 Lightning II, ABD’nin en büyük savunma projelerinden biri olarak kabul ediliyor. Lockheed Martin tarafından üretilen savaş uçağı, ABD, İngiltere, İtalya, Hollanda, Avustralya, Japonya, Güney Kore ve diğer birçok müttefik ülke tarafından kullanılıyor. Ancak program, aşırı maliyet aşımları (başlangıçta 400 milyar dolar planlanırken şimdi 1,7 trilyon doları bulması bekleniyor), yazılım sorunları, motor arızaları ve savaş alanındaki performans zaafları gibi sorunlarla boğuşuyor.
GAO, yıllık raporlarında bu sorunları belgeleyerek Kongre’ye programın gidişatı hakkında bağımsız bir denetim sağlıyordu. Raporda genellikle uçağın hazır olma oranı, bakım maliyetleri, eğitim seviyeleri ve teknik hedeflere ulaşma durumu gibi kritik veriler yer alıyor. Geçen yılki rapor, uçağın savaşa hazır olma oranının sadece yüzde 57 olduğunu, hedef olan yüzde 80’in oldukça altında kaldığını ortaya koymuştu. Bu tür verilerin gizlenmesi, programın gerçek durumunun kamuoyundan ve Kongre’den saklanmaya çalışıldığı yorumlarına yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut: İttifaklar ve teknoloji transferi
F-35, sadece ABD için değil, programa ortak olan tüm ülkeler için stratejik bir öneme sahip. Uçak, beşinci nesil savaş uçağı olarak gizlilik, ağ tabanlı savaş ve ileri sensör yetenekleri sunuyor. Ancak, programın sürekli ertelenmesi ve maliyet artışları, müttefiklerin savunma planlamalarını olumsuz etkiliyor. Örneğin, Türkiye’nin 2019’da S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle programdan çıkarılması, F-35’in jeopolitik boyutunu bir kez daha gözler önüne sermişti. Şimdi raporun gizlenmesi, programın şeffaflık sorunlarının yanı sıra, müttefikler arasında güven bunalımına da yol açabilir. Pentagon’un bu hamlesi, ABD’nin savunma ihracatı ve teknoloji transferi politikalarında daha kısıtlayıcı bir döneme girildiğinin işareti olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pentagon’un F-35 raporunu gizlemesi, Türkiye’nin programdan çıkarılmasının ardından gelişen süreçte daha da anlam kazanıyor. Türkiye, 2019’da ABD tarafından F-35 programından çıkarılmış ve yerli savaş uçağı KAAN projesine hız vermişti. Raporun gizlenmesi, ABD’nin stratejik teknolojilerde şeffaflıktan uzaklaştığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin yerli savunma sanayii hamlelerini ve alternatif arayışlarını haklı çıkarıyor. Ayrıca, GAO raporundaki eksiklikler, ABD’nin müttefiklerine güven verme konusunda zorluk yaşadığını ortaya koyarken, Türkiye’nin savunmada bağımsızlık stratejisinin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha teyit ediyor.