Pentagon, F-35 savaş uçağı programına ilişkin bağımsız bir hükümet denetim raporunun yayınlanmasını engelledi. Savunma Bakanlığı'nın (DoD) en maliyetli silah sistemi olan F-35 programı, yıllardır süren performans sorunları ve artan maliyetlerle boğuşuyor. Tarafsız bir kuruluş olan Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından hazırlanan raporda, programın mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve geleceğe yönelik riskler detaylandırılıyor. Pentagon'un kararı, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
F-35 Lightning II, Lockheed Martin tarafından üretilen ve ABD ile müttefiklerinin envanterinde bulunan beşinci nesil bir savaş uçağıdır. Program, üç farklı varyantı (F-35A, F-35B ve F-35C) ile ABD Hava Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri ve Donanması tarafından kullanılmaktadır. Ancak, proje başlangıcından bu yana sürekli artan maliyetler ve teknik sorunlarla gündeme gelmiştir. Bugüne kadar programın toplam maliyeti 1,7 trilyon doları aşmış olup, bu onu tarihin en pahalı silah sistemi haline getirmiştir.
GAO raporunun içeriğine ilişkin sınırlı bilgi bulunmakla birlikte, daha önceki benzer raporlar programda yazılım güncellemeleri, motor performansı ve bakım maliyetleri gibi alanlarda ciddi sorunlar olduğunu ortaya koymuştu. Pentagon'un bu raporu kamuoyundan saklaması, özellikle Kongre üyeleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirildi. Bazı uzmanlar, bu kararın, Amerikan halkının vergilerinin nasıl kullanıldığı konusunda şeffaflığı zedelediğini savunuyor.
Öte yandan, Pentagon yetkilileri, raporun yayınlanmamasının gerekçesi olarak ulusal güvenlik endişelerini öne sürüyor. Ancak eleştirmenler, bu tür bir blokajın asıl amacının, programın zaten zayıf olan itibarını daha da zedelememek olduğunu iddia ediyor. F-35 programı, daha önce de birçok kez Kongre soruşturmalarına konu olmuş ve 2022'de yayınlanan bir GAO raporu, uçağın savaş yeteneklerinin hala istenen seviyeye ulaşmadığını belirtmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
F-35 programı, yalnızca ABD için değil, aynı zamanda Türkiye de dahil olmak üzere birçok müttefik ülke için stratejik öneme sahiptir. ABD'nin en yakın ortakları olan İngiltere, İtalya, Hollanda, Japonya, Güney Kore ve İsrail gibi ülkeler, bu uçağı envanterlerine katmış veya katmayı planlamaktadır. Ancak, programdaki gecikmeler ve maliyet artışları, bu ülkelerin savunma planlamalarını da etkilemektedir.
Raporun yayınlanmasının engellenmesi, özellikle ABD'nin savunma ihracatı ve ittifak ilişkileri açısından soru işaretleri yaratıyor. F-35'in performansına ilişkin şeffaflık eksikliği, müttefikler arasında güven bunalımına yol açabilir. Ayrıca, Çin ve Rusya gibi rakiplerin de bu durumu ABD'nin savunma kabiliyetine dair bir zayıflık olarak yorumlaması mümkün.
F-35'in teknik sorunları arasında, uçağın termal koruma sistemindeki eksiklikler, elektronik harp yeteneklerindeki sınırlamalar ve yazılım uyumluluk sorunları sayılabilir. Bu sorunlar, uçağın beklendiği gibi çok yönlü bir savaş platformu olmasını engellemektedir. Özellikle Pasifik bölgesinde Çin'in artan askeri varlığı karşısında, F-35'in tam kapasiteye ulaşması ABD için kritik bir öncelik olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pentagon'un F-35 raporunu bloke etmesi, Türkiye'nin savunma politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmıştı. Bu gelişme, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde önemli bir kriz yaratmıştı. GAO raporunun içeriğinde, Türkiye'nin programdan çıkarılmasının etkilerine de yer verilmesi muhtemel. Pentagon'un raporu gizlemesi, Türkiye'nin F-35'e erişiminin önündeki engellerin aşılmasına ilişkin olası bir tartışmayı da perdeliyor. Öte yandan, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN projesi, F-35'te yaşanan sorunları da göz önünde bulundurarak ilerliyor. Bu rapor, KAAN'ın geliştirilmesinde dikkate alınabilecek dersler içerebilir. Ancak raporun gizlenmesi, Türkiye'nin bu tecrübelerden yararlanma imkanını kısıtlıyor.