ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) yıllık değerlendirmesine göre, 2025 yılında ABD askeri operasyonları 153 sivilin ölümüne ve 243 sivilin yaralanmasına yol açtı. Yetkili bir ABD'li yetkili Salı günü yaptığı açıklamada, bu rakamların Pentagon'un 2025 yılına ait sivil kayıplara ilişkin resmi değerlendirmesine dayandığını belirtti. Açıklama, Washington'da düzenlenen bir basın toplantısında aktarıldı; yetkili, operasyonların yürütüldüğü bölgelerde sivil kayıpların azaltılması için çaba sarf edildiğini ancak bu tür üzücü olayların yaşandığını söyledi.
Gelişmenin Arka Planı: Rakamlar ve Eleştiriler
Pentagon, sivil kayıplara ilişkin verileri her yıl düzenli olarak açıklıyor. Ancak 2025 yılına ait rakamlar, önceki yıllara kıyasla dikkat çekici bir artışa işaret ediyor. 2024'te 98 sivil ölümü raporlanmışken, bu yılki sayı 153'e yükseldi. Yetkili, bu artışın özellikle bazı yoğun çatışma bölgelerindeki operasyonların artmasından kaynaklandığını ifade etti. Havadan yürütülen saldırıların sivil kayıplardaki en büyük etken olduğu belirtiliyor; özellikle insansız hava aracı (İHA) saldırıları ve özel kuvvet operasyonları bu rakamları artırdı.
Sivil toplum kuruluşları, bu verilerin resmi değerlendirmelerin yalnızca bir kısmını yansıttığını ve gerçek kayıpların daha yüksek olabileceğini savunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü, ABD'ye sivil kayıpların bağımsız bir şekilde soruşturulması çağrısında bulundu. Pentagon ise sivil kayıpların en aza indirilmesi için azami hassasiyet gösterildiğini ve her olayın titizlikle incelendiğini vurguluyor. Ancak bu açıklamalar, operasyonların yürütüldüğü ülkelerdeki yerel halk arasında öfkeye yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya'dan Orta Doğu'ya Etkiler
ABD askeri operasyonlarının yoğunlaştığı bölgeler arasında Afganistan, Irak, Suriye, Somali ve Yemen gibi ülkeler yer alıyor. Bu operasyonlar, terörle mücadele kapsamında yürütülüyor; ancak sivil kayıplar, bu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, ABD'nin artan askeri varlığı ve operasyonları, Çin ve Rusya gibi aktörlerin tepkisini çekiyor. Pentagon'un açıkladığı bu veriler, uluslararası toplumda ABD'nin askeri müdahalelerinin meşruiyeti konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
BM Güvenlik Konseyi'nde bazı ülkeler, sivil kayıpların azaltılması için bağlayıcı kararlar alınması gerektiğini savunuyor. ABD ise kendi değerlendirme mekanizmalarının yeterli olduğunu ve operasyonların uluslararası hukuka uygun yürütüldüğünü iddia ediyor. Bununla birlikte, sivil kayıpların özellikle bölgesel güç dengeleri üzerinde yarattığı etki, ABD'nin müttefikleri arasında bile rahatsızlık yaratıyor. Örneğin, Pakistan ve Afganistan gibi ülkeler, ABD operasyonlarının kendi topraklarındaki sonuçlarından duydukları endişeyi dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin askeri operasyonlarındaki sivil kayıplar, Türkiye'nin güney komşuları olan Irak ve Suriye'de doğrudan yansımalara sahiptir. Türkiye, bu bölgelerde PKK/YPG'ye karşı yürüttüğü operasyonlarda sivil kayıpların önlenmesine özel önem veriyor. ABD'nin özellikle Suriye'deki operasyonları, sahadaki dengeleri etkileyerek Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını ilgilendiriyor. Sivil kayıpların artması, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirebilir ve Türkiye'nin sınır güvenliği politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin sivil kayıpları azaltma taahhütleri ile sahadaki uygulamaları arasındaki fark, Türk kamuoyunda ABD'nin bölgedeki rolüne yönelik güveni zayıflatmaktadır. Bu nedenle Türkiye, uluslararası toplumda sivil kayıpların bağımsız soruşturulması ve hesap verilebilirliğin artırılması yönündeki çağrıları desteklemektedir.