Çin Halk Cumhuriyeti'ne ait bir araştırma gemisi, Tayvan'ın doğusundaki sularda ender rastlanan bir deniz çevre araştırması gerçekleştirdi. Pekin yönetiminin bu hamlesi, Japonya ile Filipinler arasında geçtiğimiz haftalarda yapılan deniz sınırı müzakerelerinin hemen ardından geldi. Uzmanlara göre bu, Çin'in Doğu Çin Denizi ve Filipin Denizi'ndeki egemenlik iddialarını uluslararası kamuoyuna hatırlatma ve bölgedeki askeri varlığını gösterme çabasının bir parçası. Araştırma, 8-10 Nisan tarihleri arasında üç gün sürdü ve geminin rotası, Tayvan'ın yaklaşık 200 kilometre doğusundan geçti.
Japonya-Filipinler görüşmelerinin ardından stratejik mesaj
Çin'in bu araştırması, Japonya Dışişleri Bakanı ve Filipinler Dışişleri Bakanı arasında geçtiğimiz ay Manila'da gerçekleşen deniz sınırı ve işbirliği görüşmelerinden sadece birkaç hafta sonra yapıldı. Bu görüşmelerde iki ülke, Güney Çin Denizi'ndeki deniz güvenliği ve serbest seyrüsefer konularında ortak tutum almayı kararlaştırmıştı. Pekin yönetimi ise bu tür ikili görüşmeleri 'bölgesel istikrarı bozucu' olarak nitelendiriyor ve sık sık 'kıyıdaş ülkelerle doğrudan diyalog' çağrısı yapıyor.
Çinli yetkililer, araştırmanın 'tamamen bilimsel amaçlı' olduğunu ve 'uluslararası hukuka uygun' yürütüldüğünü açıkladı. Ancak Tayvan ve Japonya, geminin faaliyetlerini yakından izlediklerini duyurdu. Japonya Savunma Bakanlığı, bölgeye bir deniz karakol uçağı gönderdiğini ve geminin rotasını kayıt altına aldığını bildirdi. Tayvan Dışişleri Bakanlığı ise 'provokatif eylemlerden kaçınılması' çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji hatları ve ticaret yolları tehlikede
Doğu Çin Denizi ve Filipin Denizi, dünyanın en yoğun deniz ticaret yollarından birine ev sahipliği yapıyor. Bölgeden her yıl yaklaşık 5 trilyon dolar değerinde mal taşınıyor. Ayrıca, bölgenin altında büyük doğal gaz ve petrol rezervleri olduğu tahmin ediliyor. Çin, Tayvan ve Japonya arasındaki deniz sınırı anlaşmazlıkları yıllardır sürüyor. Son yıllarda Çin'in bölgedeki askeri faaliyetlerini artırması, ABD ve müttefiklerini rahatsız ediyor. ABD, geçtiğimiz ay Filipinler'deki askeri üslerine ek takviyeler göndermişti.
Tokyo-Manila hattının güçlenmesi, Pekin'in 'ada zinciri' stratejisi açısından bir tehdit oluşturuyor. Çin, Tayvan'ı çevreleyen adalar zincirini kırmak için diplomatik ve askeri baskıyı artırıyor. Bu araştırma, aynı zamanda Çin'in 'Mavi Vatan' doktrini kapsamında denizlerdeki varlığını meşrulaştırma çabasının bir yansıması.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Doğu Asya'daki bu tür deniz gerilimleri küresel tedarik zincirlerini etkileyebilir. Bölgede yaşanacak bir kriz, özellikle enerji ve mal taşımacılığında aksamalara yol açarak Türkiye'ye de yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yakın zamanda Japonya ve Filipinler ile geliştirdiği savunma sanayii işbirlikleri düşünüldüğünde, Çin'in bu hamlesi Ankara'nın bölgedeki dengeleri daha dikkatli okumasını gerektiriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de benzer bir hukuki mücadele yürütürken, bu tür deniz araştırmaları ve egemenlik tartışmaları uluslararası hukuk açısından emsal teşkil edebilir.