Ukrayna'nın müttefikleri, Pazartesi günü Paris'te düzenlenen zirvede Kiev'e yönelik hava savunma desteğini önemli ölçüde artıracak yeni bir paket açıkladı. Paket kapsamında savaş uçakları, füzeler ve bir anti-balistik kalkan yer alırken, ateşkes sonrası Ukrayna'da konuşlandırılması planlanan uluslararası güce yönelik tatbikatlar da duyuruldu. Bu adımlar, Rusya'ya savaşı sonlandırması yönündeki baskıyı artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Zirvenin perde arkası: Fransa'nın ev sahipliğinde kritik görüşmeler
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde gerçekleşen zirveye, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de aralarında bulunduğu 30'a yakın lider ve üst düzey yetkili katıldı. Zirvede, Ukrayna'nın hava savunmasının güçlendirilmesi ve olası bir ateşkes anlaşmasının ardından ülkede barışı koruyacak bir gücün oluşturulması ele alındı.
Toplantı sonrası yayınlanan ortak bildiride, müttefiklerin Ukrayna'ya ilave hava savunma sistemleri, uzun menzilli füzeler ve savaş uçakları tedarik edeceği belirtildi. Özellikle Fransa ve İngiltere'nin, Ukrayna'ya Mirage 2000 ve Eurofighter Typhoon gibi savaş uçaklarını sağlamayı değerlendirdiği, ancak resmi bir açıklamanın henüz yapılmadığı kaydedildi. Almanya ise Patriot ve IRIS-T sistemleriyle hava savunma kapasitesini artırmayı taahhüt etti.
Zirvede ayrıca, Ukrayna'da ateşkesin sağlanması durumunda konuşlandırılacak uluslararası bir barış gücü için ortak tatbikatlar düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu gücün, Ukrayna'nın hava sahasını koruyacak ve kara sınırlarında güvenliği sağlayacak şekilde yapılandırılması planlanıyor. Tatbikatların önümüzdeki aylarda Polonya ve Romanya'da yapılması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya'ya baskı stratejisi
Bu son hamle, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya verdikleri askeri desteği artırma ve aynı zamanda Rusya'yı müzakere masasına zorlama stratejisinin bir parçası. Özellikle ABD'nin seçim sonrası Ukrayna yardımlarını azaltma olasılığına karşı Avrupalı müttefikler kendi inisiyatiflerini geliştiriyor. İngiltere Başbakanı Starmer, zirve sonrası yaptığı açıklamada, "Putin'in Ukrayna'yı yok etmesine izin vermeyeceğiz. Bu destek, savaşın bitmesi için değil, adil ve kalıcı bir barış için baskı oluşturacak" dedi.
Rusya ise bu hamlelere sert tepki gösterdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Batı'nın Ukrayna'ya silah sevkiyatı, çatışmanın uzamasına ve daha fazla can kaybına yol açıyor. Bu eylemler, Rusya'nın güvenlik çıkarlarını tehdit etmektedir" ifadelerini kullandı. Rusya, geçtiğimiz haftalarda Ukrayna'ya yönelik füze ve drone saldırılarını yoğunlaştırmış, özellikle enerji altyapısını hedef almıştı.
Analistlere göre, müttefiklerin hava savunma sistemlerine ağırlık vermesi, Rus hava saldırılarının etkinliğini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda, savaş uçakları gibi taarruz silahlarının sağlanması, Ukrayna'nın Rusya topraklarındaki askeri hedefleri vurma kapasitesini artıracak. Bu durum, savaşın seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip.
Diğer yandan, barış gücü için yapılacak tatbikatlar, olası bir ateşkes anlaşmasının ardından sahada hızlı bir şekilde konuşlanmaya hazır olmayı amaçlıyor. Ancak Rusya, Ukrayna'da yabancı asker bulunmasını kabul etmeyeceğini daha önce defalarca dile getirmişti. Bu nedenle, planlanan gücün hayata geçmesi, taraflar arasında yeni bir gerilim konusu olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliği ve Rusya ile olan hassas ilişkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde savaş gemilerinin geçişini kontrol ederken, Paris'te alınan kararlar NATO'nun doğu kanadında askeri yığınağını artırması anlamına geliyor. Bu durum, Türkiye'nin Rusya ile ekonomik ve diplomatik bağlarını sürdürme çabasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Ukrayna'ya gidecek savaş uçakları ve füzelerin Karadeniz'deki güç dengesini değiştirmesi olasılığı, Ankara'nın bölgesel politikalarını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye, bir yandan müttefikleriyle uyum içinde hareket ederken, diğer yandan Rusya ile yaşanacak olası bir gerilimi dengeleme arayışında olacaktır.