Ukrayna'ya askeri destek sağlamak üzere oluşturulan 35 ülkelik "İstekliler Koalisyonu" (Coalition of the Willing), 13 Temmuz'da Paris'te bir araya geliyor. Toplantıya Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de katılacak. Bu buluşma, Avrupa'nın Vladimir Putin'in Rusya'sı karşısında yaşadığı "stratejik uyanış"ın bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Koalisyon, Ukrayna'ya askeri teçhizat, eğitim ve istihbarat desteği sunmayı amaçlıyor.
İstekliler Koalisyonu'nun Kökeni ve Hedefleri
İstekliler Koalisyonu, Rusya'nın 2022'de başlattığı tam kapsamlı işgalin ardından Ukrayna'ya yardımı koordine etmek için kuruldu. NATO ve AB üyesi ülkelerin yanı sıra Avustralya, Japonya gibi müttefikler de bulunuyor. Koalisyon, Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek, topçu mühimmatı sağlamak ve savaş uçağı filosunu modernize etmek gibi somut projeler üzerinde çalışıyor. Paris toplantısında, Ukrayna'nın yaz taarruzu öncesinde ihtiyaç duyduğu ek silah ve mühimmat sevkiyatının hızlandırılması ele alınacak. Ayrıca, Rus enerji altyapısına yönelik yeni yaptırımların koordinasyonu da gündemde.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, Ukrayna'ya olan bağlılığı sürdürme ve Rusya'nın Ukrayna direnişini kırmasını önleme çabasının bir parçası. Zelenskiy, Batılı liderlere savaşın gidişatı hakkında brifing verecek ve daha fazla uzun menzilli silah talebinde bulunacak. Koalisyonun bu toplantısı, Kiev'in F-16 savaş uçakları tedarikine yönelik son gelişmeleri de içerecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İstekliler Koalisyonu'nun Paris toplantısı, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde kritik bir döneme işaret ediyor. Rusya'nın savaşı uzatma stratejisine karşılık, Batılı ülkeler uzun vadeli bir taahhüt sergiliyor. Toplantı, NATO'nun gelecek ay yapılacak Vilnius Zirvesi öncesinde önemli bir sinyal görevi görüyor. ABD'nin öncülüğündeki askeri yardım paketleriyle birlikte, Avrupalı ülkelerin kendi savunma harcamalarını artırması bekleniyor. Bu koalisyon, aynı zamanda küresel Güney ülkelerini etkilemeye yönelik bir diplomatik çaba olarak da değerlendiriliyor; zira Brezilya, Hindistan gibi ülkeler savaşa mesafeli duruyor.
Uzmanlar, Paris toplantısının Ukrayna'nın savaşta elde ettiği kazanımları pekiştirecek bir platform olduğunu belirtiyor. Ancak bazı Avrupa başkentlerinde savaş yorgunluğu ve siyasi istikrarsızlık riski, koalisyonun sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Özellikle ABD'deki başkanlık seçimleri sonrası yardımların azalması ihtimali, Avrupa'nın savunma yükünü daha fazla üstlenmesini zorunlu kılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO üyesi olarak Ukrayna'ya destek verirken, kendini İstekliler Koalisyonu'nun doğrudan bir parçası olarak konumlandırmamıştır. Ankara, Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'de dengeli bir tutum izlemekte. Paris toplantısı, Türkiye'nin hem Ukrayna hem de Rusya ile ilişkilerini dengeleme çabaları açısından önemlidir. Koalisyonun Rusya'ya karşı sert yaptırım ve askeri yardım politikaları, Türkiye'nin Moskova ile enerji ve ticaret bağlarını zorlayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin insansız hava aracı (İHA) gibi savunma ürünlerinin Ukrayna tarafından kullanılması, Ankara'nın bu koalisyondaki dolaylı rolünü göstermektedir. Bölgesel olarak, Avrupa'nın stratejik uyanışı Türkiye'nin AB ile ilişkilerine de yansıyabilir; ancak kısa vadede doğrudan bir etki beklenmemektedir.