Paraguay Devlet Başkanı Santiago Peña, Çarşamba günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkesinin Tayvan Boğazı konusunda "tarafsız olmadığını" belirterek, kendi kendini yöneten Tayvan'a destek verdi ve adanın BM sistemine "tam ve anlamlı katılımı" çağrısında bulundu. Peña, Tayvan'ın uluslararası sistemden dışlanmasını "bir leke" olarak nitelendirdi.
Peña'dan BM kürsüsünde Tayvan mesajı
Paraguay lideri, BM Genel Kurulu'nun 79. oturumunda yaptığı konuşmada, Tayvan'ın 23 milyonluk nüfusunun uluslararası toplumdan izole edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Paraguay, Tayvan Boğazı'nda istikrarın ve barışın korunmasından yanadır. Bu nedenle tarafsız değiliz; Tayvan'ın BM sistemine tam ve anlamlı katılımını destekliyoruz." ifadelerini kullandı. Peña, Tayvan'ın BM'ye üye olamamasının, küresel yönetişimde bir eksiklik yarattığını savundu.
Paraguay, Tayvan'ın resmi diplomatik müttefiki olan az sayıdaki ülkeden biri olarak biliniyor. Güney Amerika'da Tayvan ile tam diplomatik ilişkileri sürdüren tek ülke konumunda. Peña, konuşmasında ayrıca Tayvan'ın BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) gibi uzmanlık kuruluşlarına katılımının önemine değindi. Tayvan'ın küresel sağlık, havacılık güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede katkı sağlayabileceğini ancak dışlanmasının bu alanlarda boşluk yarattığını belirtti.
Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan'ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve BM'de Tayvan'ın temsil edilmesine şiddetle karşı çıkıyor. BM Genel Kurulu 1971'de aldığı 2758 sayılı kararla Çin'in BM'deki temsil hakkını Çin Halk Cumhuriyeti'ne vermişti. Çin, bu kararın Tayvan'ın BM'ye katılamayacağı anlamına geldiğini savunuyor. Peña'nın açıklamaları, Çin'in hassasiyetleri nedeniyle BM'de gerilim yaratabilir.
Uluslararası alanda Tayvan tartışması
Paraguay'ın bu çıkışı, Tayvan'ın uluslararası alanda tanınma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tayvan, son yıllarda BM sistemine katılım için müttefikleri aracılığıyla girişimlerde bulunuyor ancak Çin'in vetosu nedeniyle somut bir sonuç alamıyor. ABD ve bazı Batılı ülkeler, Tayvan'ın uluslararası kuruluşlarda gözlemci statüsünde yer almasını desteklese de, tek Çin politikası çerçevesinde hareket ediyor. BM Genel Kurulu'nda yapılan bu tür çağrılar, genellikle sembolik düzeyde kalıyor.
Uzmanlar, Peña'nın konuşmasının Tayvan'ın diplomatik izolasyonunu kırma çabalarına ivme kazandırabileceğini ancak Çin'in ekonomik ve siyasi baskıları nedeniyle kalıcı bir değişim yaratmasının zor olduğunu belirtiyor. Tayvan'ın BM'ye katılımı, uluslararası hukuk ve diplomatik teamüller açısından tartışmalı bir konu olmayı sürdürüyor. Çin, Tayvan'ı kendi toprakları olarak gördüğü için adanın ayrı bir devlet olarak tanınmasına yol açacak her türlü girişimi "kırmızı çizgi" olarak nitelendiriyor.
Paraguay'ın Tayvan ile ilişkileri, ekonomik ve siyasi açıdan da dikkat çekici. Tayvan, Paraguay'a tarım ve altyapı projelerinde destek sağlıyor. Ancak Çin'in bölgedeki artan ekonomik etkisi, Paraguay içinde de tartışmalara yol açıyor. Bazı kesimler, Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi halinde ekonomik fayda sağlanabileceğini savunuyor. Peña hükümeti ise Tayvan ile bağların süreceğini taahhüt etmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır "Tek Çin" politikasını destekliyor ve Tayvan'ı Çin'in bir parçası olarak tanıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin dış politikasında doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Tayvan'ın uluslararası alanda tanınma çabalarının küresel yankısını göstermesi açısından önemli. Türkiye, BM gibi platformlarda Çin ile ilişkilerini dengede tutarken, Tayvan meselesinde Çin'in hassasiyetlerine saygı gösteriyor. Paraguay'ın çağrısı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel dengelerdeki pozisyonunu etkilemez; ancak Tayvan'ın izolasyonu ve Çin'in tepkileri, Türkiye'nin Asya-Pasifik politikalarında dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.