Pakistan'da tutuklu bulunan eski başbakan İmran Khan'ın destekçileri, hükümetle yürütülen müzakere sürecinin sonuçsuz kalmasının ardından ülkenin kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletinden başkent İslamabad'a doğru geniş katılımlı bir yürüyüş başlattı. Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisinin çağrısıyla düzenlenen eylem, ülke genelinde siyasi gerilimi yeniden tırmandırdı. Yürüyüşe katılan binlerce kişi, İmran Khan'ın serbest bırakılmasını ve siyasi haklarının iade edilmesini talep ediyor.
Görüşmelerin Çöküşü ve Yürüyüşün Başlangıcı
PTI yetkilileri ile hükümet temsilcileri arasında sürdürülen diyalog süreci, tarafların taleplerinde uzlaşmaya varamaması nedeniyle çöktü. Parti kaynaklarına göre, hükümet heyeti İmran Khan'ın serbest bırakılması ve siyasi tutukluların affedilmesi yönündeki taleplere somut bir yanıt vermedi. Görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine PTI liderliği, kitlesel bir gösteri yürüyüşü düzenleme kararı aldı.
Yürüyüş, Hayber Pahtunhva eyaletinin çeşitli kentlerinden yola çıkan konvoyların birleşmesiyle oluştu. Katılımcılar arasında partinin üst düzey yöneticileri, yerel milletvekilleri ve çok sayıda sivil toplum temsilcisi bulunuyor. Eylemciler, araçlarla ve yaya olarak ilerleyerek İslamabad'a ulaşmayı hedefliyor. Yol güzergahı üzerinde güvenlik güçlerinin geniş çaplı önlem aldığı, bazı noktalarda konteynerlerle yolların kapatıldığı bildiriliyor.
İmran Khan, Ağustos 2023'ten bu yana cezaevinde bulunuyor. Kendisi hakkında açılan çok sayıda dava bulunuyor; taraftarları bu davaları siyasi motivasyonlu olmakla suçluyor. Khan'ın avukatları, müvekkilinin sağlık durumunun kötüleştiğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunuyor. Hükümet yetkilileri ise yargı sürecinin bağımsız olduğunu ve siyasi müdahalenin söz konusu olmadığını öne sürüyor.
Siyasi Tablo ve Bölgesel Yansımalar
Pakistan, son yıllarda derin bir siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizle boğuşuyor. İmran Khan'ın 2022'de güven oylamasıyla görevden alınmasının ardından ülke, art arda gelen protesto dalgalarına sahne oldu. Özellikle Mayıs 2023'teki olaylarda ordu tesislerine yönelik saldırılar, PTI ile askeri kurum arasındaki gerilimi zirveye taşıdı. O tarihten bu yana partinin birçok üst düzey yöneticisi tutuklandı veya partiden ayrılmak zorunda kaldı.
Yürüyüşün İslamabad'a ulaşması halinde geniş çaplı gösterilere ve olası çatışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor. Başkentte güvenlik güçleri teyakkuz halinde; şehre giriş noktalarında sıkı denetim uygulanıyor. İçişleri Bakanlığı, kamu düzenini korumak için gerekli tüm tedbirlerin alındığını açıkladı. Öte yandan PTI, yürüyüşün barışçıl olacağını ve demokratik hakların kullanılmasından ibaret olduğunu vurguluyor.
Uluslararası gözlemciler, Pakistan'daki bu son gelişmeyi ülkenin kırılgan siyasi dengesi ve ekonomik toparlanma çabaları açısından kritik bir eşik olarak görüyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kredi programı, siyasi belirsizlikten olumsuz etkilenebilir. Ayrıca Afganistan sınırındaki güvenlik dinamikleri ve bölgesel istikrar da yürüyüşün seyrine bağlı olarak şekillenebilir.
Pakistan ordusu, son dönemde siyasi sürece doğrudan müdahil olmakla eleştiriliyor. Ordunun, İmran Khan'ın siyasi geleceği konusunda belirleyici bir aktör olduğu yaygın bir kanaat. Yürüyüşün askeri kurum üzerinde ek baskı yaratması ve olası bir erken seçim tartışmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Hükümet kanadı ise erken seçim ihtimalini şu aşamada dışlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki siyasi çalkantı, Türkiye'nin Güney Asya'daki stratejik ortaklığı açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye ve Pakistan, savunma sanayii, ticaret ve enerji alanlarında güçlü bağlara sahip; ayrıca iki ülke arasında tarihsel ve kültürel yakınlık bulunuyor. İslamabad'daki istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve ortak projeleri riske atabilir. Öte yandan Türkiye, bölgesel denge politikası çerçevesinde Pakistan'ın iç işlerine karışmaktan kaçınıyor. Yine de uzun süreli bir siyasi kriz, Türkiye'nin Asya açılımı ve Kuşak-Yol projesi kapsamındaki çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın gelişmeleri dikkatle takip ettiği ve istikrar çağrısı yapabileceği öngörülüyor.