Hindistan'da seçim komisyonunun seçmen listelerini revize etmesi ve milyonlarca seçmenin kaydını silmesi iddialarına karşı başlayan kitlesel protestolar üçüncü gününe girdi. Başkent Yeni Delhi başta olmak üzere Mumbai, Kolkata ve Chennai gibi büyük şehirlerde on binlerce kişi sokaklara dökülerek seçim komiserinin istifasını istedi. Göstericiler, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP) hükümetinin 2024 genel seçimleri öncesinde seçim kurulunu kendi lehine kullanmaya çalıştığını savunuyor. Polis, gösterilerde şu ana kadar 200'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Protestoların arka planı ve seçim komisyonunun tartışmalı revizyonu
Hindistan Seçim Komisyonu (ECI), geçtiğimiz ay ülke çapında seçmen listelerinin güncellenmesi amacıyla kapsamlı bir revizyon başlattığını duyurdu. Komisyon, ölüm, taşınma veya kayıt dışı kalma gibi nedenlerle listelerin temizlendiğini ve toplamda yaklaşık 30 milyon seçmenin kaydının silinebileceğini belirtti. Ancak muhalefet partileri, bu sürecin şeffaf olmadığını ve özellikle yoksul, azınlık ve kırsal bölgelerde yaşayan seçmenlerin hedef alındığını öne sürüyor. Kongre Partisi sözcüsü, "Bu bir temizlik değil, sistematik bir seçmen tasfiyesidir" diyerek hükümeti suçladı. Eski Seçim Komiseri S.Y. Quraishi de yaptığı açıklamada, revizyonun bağımsız denetimden yoksun olduğunu ve seçim kurulunun itibarını zedelediğini söyledi.
Protestoların fitilini ateşleyen olay ise iki hafta önce Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde yapılan pilot uygulamada, seçmen listelerinden çıkarılan kişilerin çoğunun Müslüman ve Dalit topluluklardan olması oldu. Sivil toplum kuruluşları, silinen kayıtların yüzde 70'inin bu gruplara ait olduğunu iddia ediyor. Hükümet yetkilileri ise suçlamaları reddederek, sürecin yasal çerçevede yürütüldüğünü ve itiraz mekanizmalarının açık olduğunu belirtiyor. Ancak muhalefet, itiraz süreçlerinin kasten yavaşlatıldığını ve birçok kişinin kaydını geri alamadığını savunuyor.
Ülke geneline yayılan gösteriler ve siyasi gerilim
Protestolar ilk gün Yeni Delhi'deki Seçim Komisyonu binası önünde başladı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. Mumbai'deki gösterilerde polis, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Kolkata'da öğrenciler ve sivil toplum örgütleri, geleneksel olarak siyasetin yoğun olduğu bölgede büyük bir miting düzenledi. Chennai'de ise protestocular, seçim komisyonunun tarafsızlığını yitirdiğini belirten pankartlar taşıdı. Ülke çapında demiryolu ve karayolu trafiğinde aksamalar yaşandığı, bazı okulların tatil edildiği bildirildi.
Başbakan Narendra Modi, protestoları "siyasi istikrarı bozmaya yönelik girişimler" olarak nitelendirdi ve seçim sürecinin şeffaf olduğunu savundu. Ancak ana muhalefet partisi Kongre'nin lideri Rahul Gandhi, hükümeti "demokrasiyi askıya almakla" suçlayarak, seçim komiserinin derhal istifa etmesi çağrısında bulundu. Batı Bengal Başbakanı Mamata Banerjee de protestolara destek verdiğini açıkladı. Uluslararası baskı grupları ve insan hakları örgütleri, Hindistan'daki seçim sürecine ilişkin endişelerini dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan, dünyanın en kalabalık ülkesi olarak yaklaşık 950 milyon seçmeniyle dünyanın en büyük demokratik seçim sürecini yönetiyor. 2024 genel seçimleri, Narendra Modi'nin üçüncü dönemi için kritik önem taşıyor. Seçim komisyonuna yönelik bu tür bir kitlesel tepki, ülkenin demokratik kurumlarına olan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplum, özellikle ABD ve Avrupa Birliği, Hindistan'daki gelişmeleri yakından izliyor. Washington, seçim sürecinin adil ve şeffaf olması gerektiğini vurgularken, insan hakları kuruluşları bağımsız gözlemcilerin ülkeye davet edilmesini istiyor. Hindistan'ın bölgesel güç dengesi açısından istikrarı, Güney Asya'da Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi komşularıyla ilişkilerini de etkileyebilir. Ayrıca, Hindistan'ın ekonomik büyümesi ve yatırım ortamı, siyasi belirsizlikten olumsuz etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki kitlesel protestolar, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel demokrasi ve seçim güvenliği açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, Hindistan ile stratejik ortaklığını sürdürürken, bölgedeki siyasi istikrarı da yakından takip ediyor. Hindistan'ın istikrarı, Türkiye'nin Asya açılımı ve ticaret yolları için kritik. Olası bir siyasi kriz, Türk ihracatçıları ve yatırımcıları için risk oluşturabilir. Ayrıca, demokratik süreçlere müdahale iddiaları, uluslararası alanda seçim standartları tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye, bu tür gelişmeleri dikkatle izleyerek, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine vurgu yapmayı sürdürecektir.