Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Pekin ziyareti, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ne kadar sağlam temellere dayandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ziyaret sırasında İslamabad yönetimi, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in “küresel vizyonunu” ve Pekin’in öncülük ettiği uluslararası girişimleri açıkça destekledi. Buna karşılık Çin, Pakistan’ın Keşmir ihtilafı konusundaki tutumunu onaylayarak bölgesel dengelerdeki konumunu netleştirdi. Bu gelişme, iki ülke arasındaki “tüm hava koşullarına dayanıklı” ortaklık olarak tanımlanan ilişkilerin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Alınan Kararlar
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, beraberindeki üst düzey heyetle birlikte Çin’in başkenti Pekin’de üç gün süren kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde öncelikli olarak Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (CPEC) ikinci aşaması ele alındı. Taraflar, CPEC kapsamında enerji, altyapı ve sanayi işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata vardı. Ayrıca Pakistan, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne (BRI) tam destek verdiğini yineleyerek, bu kapsamdaki projelerin hızlandırılması için siyasi irade beyan etti.
Görüşmelerin bir diğer önemli başlığı ise bölgesel güvenlik konularıydı. Pakistan, Çin’in Afganistan’daki istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarını takdirle karşılarken, iki ülke terörle mücadelede işbirliğinin artırılması kararı aldı. Keşmir meselesi ise ortak bildirgenin en dikkat çekici maddelerinden biri oldu. Çin, Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’da Keşmir’in özel statüsünü kaldıran kararını tanımadığını yineleyerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde barışçıl bir çözümden yana olduğunu belirtti.
Ekonomik boyutta ise Pakistan, Çin menşeli ürünlere yönelik ticaret engellerini azaltma ve Çinli yatırımcılara kolaylık sağlama sözü verdi. Çin de Pakistan’ın döviz rezervlerini güçlendirmek için 2,5 milyar dolarlık yeni bir mevduat anlaşması imzaladı. Bu hamle, Pakistan’ın cari açık ve dış borç ödemelerindeki zorlukları bir nebze olsun hafifletmeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan-Çin ittifakı, sadece ikili ilişkiler ötesinde bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından da kritik öneme sahip. Güney Asya’da Hindistan’ın yükselen etkisine karşı bir denge unsuru olarak görülen bu birliktelik, aynı zamanda ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası ortaya çıkan güç boşluğunda da belirleyici rol oynuyor. Çin, Pakistan üzerinden Hint Okyanusu’na ve Orta Doğu’ya açılan stratejik bir koridor elde ederken, Pakistan da ekonomik kalkınma ve savunma alanında hayati destek alıyor.
Öte yandan, bu yakınlaşma Batılı ülkeler tarafından dikkatle izleniyor. Özellikle ABD, Çin’in Pakistan üzerinden yayılmacı politikalar izlediği endişesini taşıyor. Keşmir meselesinde Çin’in Pakistan’a verdiği açık destek, Hindistan’ı rahatsız ederken, yeni Delhi ile Pekin arasında zaten var olan sınır anlaşmazlıklarını daha da karmaşık hale getiriyor. Analistler, Çin-Pakistan ekseninin, Rusya-İran ittifakı ile birlikte ABD merkezli küresel sisteme alternatif bir blok oluşturma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan-Çin yakınlaşması, Türkiye’nin hem Güney Asya hem de Orta Asya politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, uzun yıllardır Pakistan ile savunma sanayiinden eğitime kadar pek çok alanda işbirliği yapıyor. Çin’in Pakistan üzerindeki artan etkisi, özellikle CPEC gibi mega projelerde Türk şirketlerinin yer alma potansiyelini sınırlayabilir. Diğer yandan, Keşmir meselesinde Türkiye’nin de Pakistan’a yakın duruşu, Çin ile paralel bir pozisyon oluşturuyor. Bu durum, Türkiye’nin Hindistan ile ilişkilerini zora sokarken, Çin ile stratejik diyaloğunu güçlendirme fırsatı da sunuyor. Ayrıca, Çin’in Orta Asya’da artan nüfuzu karşısında Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini koruyabilmesi için Pakistan ile işbirliğini derinleştirmesi önem taşıyor.