Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile yaptığı telefon görüşmelerinde, askıda olan ABD-İran nükleer müzakerelerini yeniden canlandırmak için diplomatik girişimlerde bulundu. İslamabad yönetimi, bölgede tırmanan gerilimin durdurulması ve diyaloğun yeniden başlatılması için arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. Görüşmelerde, özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve ABD'nin yaptırım politikaları ele alındı. Pakistan'ın bu girişimi, daha önce Suudi Arabistan-İran yakınlaşmasında da etkili olan Çin'in bölgesel diplomasisine alternatif bir kanal olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı: ABD-İran Müzakerelerinin Krizi
ABD ve İran arasında 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), 2018'de ABD'nin tek taraflı çekilmesiyle çökme noktasına gelmişti. Biden yönetimi müzakereleri yeniden başlatma vaadiyle göreve gelmiş olsa da, İran'ın %60'a varan uranyum zenginleştirme oranı ve ABD'nin ek yaptırımları süreci tıkamış durumda. Pakistan Başbakanı Şerif, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüşmesinde "bölgedeki gerilimin son dönemdeki tırmanışından derin endişe duyduğunu" ifade ederek "bölgesel barış ve istikrarın acilen yeniden tesis edilmesi" gerektiğini vurguladı. Katar Emiri ile yapılan görüşmede ise Doha'nın, Afganistan barış sürecinde olduğu gibi arabuluculuk kapasitesinden faydalanılmak istendiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Pakistan'ın Arabuluculuk Rolü
Pakistan, nükleer silah sahibi bir ülke olarak İran ve Suudi Arabistan arasında denge kurmaya çalışıyor. İslamabad'ın bu girişimi, aynı zamanda Çin'in Orta Doğu'da artan nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak da okunabilir. Hindistan'ın İran ile geliştirdiği Çabahar Limanı projesi gibi faktörler, Pakistan'ı bölgesel rekabette geri planda bırakabilir. Bu nedenle Şerif, hem ABD ile hem de İran ile ilişkilerini kullanarak kendine stratejik bir alan açmak istiyor. Katar'ın da dahil olduğu bu üçlü diplomasi, Tahran'ın Batı ile müzakerelerinde yeni bir kanal oluşturabilir. Ancak İran, doğrudan ABD ile görüşmeyi tercih ederken, Pakistan'ın aracılık teklifine temkinli yaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve Pakistan ile tarihsel ve kültürel bağlara sahip bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından takip etmelidir. Ankara'nın, ABD-İran müzakerelerinde arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli bulunuyor; ancak Pakistan'ın öne çıkması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik etkinliğini sınırlayabilir. Türkiye, Katar ile yakın ilişkileri sayesinde bu sürece dahil olabilir. Bölgesel istikrar, Türkiye'nin enerji güvenliği ve İran'dan doğalgaz ithalatı açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, İran'la olası bir anlaşma, Türkiye üzerinden Avrupa'ya enerji koridorları oluşturulmasına katkı sağlayabilir.