Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreninde yükselen öldürülme çağrılarının ardından sosyal medya platformu Truth Social üzerinden Tahran yönetimine sert tehditler yöneltti. Trump, paylaşımında “Halkınızı kurtarmak istiyorsanız, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğuna dair kamuoyuna açık bir taahhüt verin” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD’li yetkililerin İran’dan Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticarete kapalı olmadığına dair resmi bir beyan talep etmesinin hemen ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
Ayetullah Hamaney’in 4 Mart 2025’te düzenlenen cenaze töreni, İran genelinde büyük yankı uyandırdı. Tören sırasında binlerce kişi, ABD ve İsrail’e yönelik sert sloganlar atarken, bazı gruplar doğrudan Trump’ın öldürülmesi çağrısında bulundu. Bu durum, ABD-İran geriliminin yeniden tırmanmasına neden oldu. Trump’ın Truth Social’daki paylaşımı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına alma çabalarına karşı bir uyarı olarak yorumlandı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapan stratejik bir su yoludur. İran, geçmişte bu boğazı kapatmakla tehdit ederek küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açmıştı. ABD’li yetkililer, boğazın güvenliğinin sağlanması için İran’dan net bir açıklama beklediklerini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın açıklamaları, İran’daki siyasi istikrarsızlık ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ışığında kritik bir dönemeçte geldi. İranlı yetkililerden gelen ilk tepkiler, Trump’ın tehditlerini “astlakça müdahale” olarak nitelendirdi ve Tahran’ın egemenlik haklarını savunacağını vurguladı. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması için uluslararası toplumun harekete geçmesini talep etti.
Uzmanlar, Trump’ın bu çıkışının aslında 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Amerikan kamuoyuna yönelik bir mesaj olduğunu da belirtiyor. Trump, İran’a karşı sert duruşunu seçim kampanyasının merkezine yerleştirirken, bu açıklama İran’daki iç karışıklıktan faydalanmak isteyen bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Çin ve Rusya’nın İran ile ilişkileri, bu gerilimin küresel dengelere etkisini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, Türkiye’nin enerji tedarik zinciri açısından hayati önem taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ithalatının önemli bir kısmını bu boğaz üzerinden yapıyor. Boğazın kapatılması, enerji fiyatlarında ani yükselişe ve Türkiye ekonomisinde stagflasyon riskine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye’nin İran ile sınır komşusu olması ve bölgede istikrar arayışı, bu gerilimi doğrudan ilgilendiriyor. Türk diplomatlarının, hem ABD hem İran ile kanalları açık tutarak krizin tırmanmasını engellemeye çalışması bekleniyor.