Pakistan ve Afganistan arasındaki ilişkiler, son yirmi yılda dramatik bir dönüşüm geçirdi. Bir zamanlar Pakistan, Afganistan'daki Taliban rejimine açık destek verirken, bugün aynı Taliban yönetimine karşı sınır ötesi hava operasyonları düzenliyor. İki komşu ülke arasındaki gerilim, 2021'de Taliban'ın Kabil'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana istikrarlı bir şekilde arttı. Pakistan, Afganistan'ın kendi topraklarında barındırdığı militan grupların Pakistan'da terör saldırıları düzenlediğini iddia ederken, Afganistan ise Pakistan'ın sınır ihlallerini ve müdahalelerini protesto ediyor. Son aylarda Pakistan'ın Afganistan'ın doğusundaki sivil yerleşim bölgelerine düzenlediği hava saldırıları, onlarca sivilin ölümüne yol açtı ve iki ülke arasındaki diplomatik kanallar neredeyse tamamen kapandı.
Müttefiklikten Düşmanlığa: İlişkilerin Arka Planı
Pakistan ile Afganistan arasındaki ilişkiler, Soğuk Savaş döneminden bu yana karmaşık bir seyir izledi. 1979'daki Sovyet işgali sırasında Pakistan, ABD ve Suudi Arabistan ile birlikte Afgan mücahitlerini destekledi. 1990'larda ise Pakistan, Taliban'ın yükselişine lojistik ve istihbarat desteği sağladı; bu dönemde Taliban, Afganistan'ın büyük bölümünü kontrol ediyordu. 2001'de ABD'nin Afganistan'ı işgal etmesinin ardından Pakistan, resmi olarak ABD liderliğindeki koalisyona katıldı ancak istihbarat servisleri arasındaki ilişkiler hiçbir zaman tam olarak kopmadı. Pakistan, Taliban'ın özellikle Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde etkili olan Pakistan Talibanı (TTP) üzerinde baskı kurmasını umuyordu. Ancak Taliban'ın 2021'de Kabil'de kontrolü ele geçirmesinden sonra bu beklenti tersine döndü: TTP, Afganistan'daki varlığını güçlendirdi ve Pakistan'a yönelik saldırılarını artırdı.
Son Dönemde Tırmanan Kriz
2024 yılı başından itibaren Pakistan, Afganistan'ın doğusundaki Host ve Kunar vilayetlerinde TTP kamplarını hedef aldığını öne sürdüğü hava saldırıları düzenledi. Afganistan yönetimi ise bu saldırıların sivil kayıplara neden olduğunu ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek misilleme tehdidinde bulundu. Mart 2024'te Pakistan'ın Host'ta düzenlediği bir saldırıda en az 8 sivilin öldüğü iddia edildi. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak "Pakistan'ın bu pervasız eylemlerinin bedelini ağır ödeyeceğini" açıkladı. Pakistan ise saldırıların TTP'nin sınır ötesi terör faaliyetlerine yanıt olduğunu savunuyor. İki ülke arasında 2023'te imzalanan ateşkes anlaşması fiilen çökmüş durumda. Katar ve Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri de sonuçsuz kaldı.
Uzmanlar, Pakistan'ın Taliban yönetiminden beklentilerinin gerçekleşmemesinin temel nedenini, Taliban'ın TTP üzerinde etkili olamamasına bağlıyor. Taliban, ideolojik yakınlık nedeniyle TTP'ye baskı yapmaktan kaçınıyor; ayrıca TTP, Afganistan'da geniş bir sosyal tabana sahip. Pakistan ise ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, bir yandan da sınır güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki güven bunalımını daha da derinleştiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan-Afganistan gerilimi, bölgesel güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Çin, Pakistan'ın en önemli müttefiklerinden biri ve Afganistan'da istikrarın sağlanmasını istiyor; zira Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) projesi güvenlik riskleriyle karşı karşıya. İran ise Afganistan'daki kaosun kendi sınırlarına sıçramasından endişeli. Hindistan, Pakistan'ın Afganistan'da zayıflamasını kendi lehine bir gelişme olarak görüyor ve Taliban yönetimiyle ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. ABD, 2021'deki çekilmesinin ardından bölgede etkisini yitirmiş durumda; ancak terör tehdidinin yeniden yükselmesi Washington'ı endişelendiriyor. Rusya ise Afganistan'da istikrarın sağlanması için Pakistan ile Taliban arasında denge politikası izliyor.
Uluslararası toplum, iki ülke arasındaki çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşmesinden korkuyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, insani yardım kuruluşları Afganistan'daki sivil kayıpların artmasından endişeli. Pakistan'ın nükleer bir güç olduğu düşünülürse, gerilimin kontrolsüz tırmanması Güney Asya'da yeni bir krizin kapısını aralayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ve Afganistan ile tarihi, kültürel ve ekonomik bağlara sahip. Türk dış politikası açısından bu gerilim, bölgesel istikrarı tehdit eden önemli bir risk faktörü. Türkiye, her iki ülkeyle de iyi ilişkilerini koruyarak arabuluculuk yapabilecek ender ülkelerden biri. Ancak Taliban yönetiminin tanınması konusunda uluslararası toplumla ortak hareket eden Türkiye'nin manevra alanı sınırlı. Öte yandan, Pakistan ile savunma iş birliği ve Afganistan'a yönelik insani yardımlar, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü pekiştirebilir. Olası bir savaş, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya'ya açılan ticaret yollarını da olumsuz etkiler. Bu nedenle Ankara'nın diplomatik girişimlerini artırması ve tarafları diyaloga teşvik etmesi kritik önemde.