Dünyanın en değerli ilaç şirketlerinden biri olan Novo Nordisk, zayıflama ve diyabet ilaçlarıyla büyük bir çıkış yakalamıştı. Ancak şirketin hisse senedi, 2024'teki zirvesinden bu yana yaklaşık yüzde 70 değer kaybetti. Wall Street analistleri uzun süre yatırımcılara satmaları yönünde tavsiye vermekten kaçındı. Perşembe günü Deutsche Bank, hisse senedi için “sat” (sell) tavsiyesi vererek bu tabuyu yıktı. Banka, şirketin büyüme hikayesinin zayıfladığını ve rekabetin arttığını belirtti.
Gelişmenin arka planı: Novo Nordisk'in yükselişi ve düşüşü
Novo Nordisk, özellikle diyabet tedavisinde kullanılan Ozempic ve kilo kaybı için onaylanan Wegovy ile küresel bir ilaç devi haline gelmişti. Bu ilaçlar, obezite salgınıyla mücadelede devrim yaratmış ve şirketin piyasa değerini 2024 yılında 600 milyar dolara kadar çıkarmıştı. Ancak sonrasında şirket, yeni ilaç denemelerinde hayal kırıklığı yaratan sonuçlar açıkladı; ayrıca Eli Lilly'nin Mounjaro ve Zepbound gibi güçlü rakipleri piyasaya sürdü. Bu gelişmeler, yatırımcıların Novo Nordisk'in büyüme potansiyeline olan güvenini sarstı. Şirketin hisseleri, Nisan 2024'teki zirvesinden bu yana sürekli geriledi.
Deutsche Bank'ın analisti Emmanuel Papadakis, yayımladığı raporda, şirketin obezite pazarındaki liderliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve yeni nesil ilaçların beklenen performansı gösteremediğini vurguladı. Ayrıca, ABD'deki fiyat baskıları ve hükümetin ilaç fiyatlarına yönelik düzenlemeleri de şirketin kâr marjlarını olumsuz etkileyebilir. Papadakis, hisse senedi için 12 aylık hedef fiyatını düşürürken, yatırımcıların dikkatini şirketin portföyündeki zayıf noktalara çekti.
Küresel boyut: Obezite ilaçları pazarındaki rekabet kızışıyor
Obezite ilaçları pazarının önümüzdeki on yılda 100 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu dev pastadan pay kapmak isteyen yalnızca Novo Nordisk değil; Eli Lilly, Pfizer ve AstraZeneca gibi devler de yeni tedaviler geliştirmek için yarışıyor. Özellikle Novo Nordisk'in oral (ağızdan alınan) ilacı Rybelsus ve amilolin agonisti olan CagriSema gibi yeni adaylar, umut verici olsa da henüz ticari başarı elde edemedi. Analistler, şirketin Ar-Ge harcamalarının arttığını ancak bu yatırımların meyvelerini toplamasının zaman alacağını belirtiyor.
Deutsche Bank'ın sat tavsiyesi, diğer yatırım bankalarının da benzer adımlar atabileceğine işaret olarak yorumlanıyor. Bu durum, Novo Nordisk'in hisse senedi üzerinde daha fazla baskı yaratabilir. Öte yandan, şirketin temettü ödemeleri ve güçlü bilançosu, hisseyi uzun vadeli yatırımcılar için cazip kılmaya devam ediyor. Ancak kısa vadede belirsizlikler hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de diyabet ve obezite önemli bir halk sağlığı sorunudur. Türkiye, Avrupa'da obezite oranının en yüksek olduğu ülkelerden biridir. Novo Nordisk'in Ozempic gibi ilaçları, Türkiye'de SGK tarafından belirli koşullarda geri ödeme kapsamındadır. Şirketin hisse değerindeki düşüş, ilaç fiyatlarında doğrudan bir değişikliğe yol açmasa da, küresel ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımlarını etkileyebilir. Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılığı göz önüne alındığında, Novo Nordisk'in yaşadığı rekabet baskısı, uzun vadede ilaç tedarik fiyatlarını olumlu etkileyebilir. Öte yandan, Türk ilaç sektörünün yerli üretim ve biyobenzer ilaç geliştirme çabaları, bu tür küresel devlerin pazar payı kaybından fırsat doğabilir.