Özbekistan, Orta Asya'nın en hızlı dijitalleşen ülkelerinden biri haline gelirken, teknolojik dönüşümün hızı gerekli yasal ve düzenleyici çerçevelerin gerisinde kalıyor. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 2017'de başlattığı reform süreci kapsamında ülke, e-devlet hizmetlerinden fintech sektörüne kadar geniş bir yelpazede dijital atılım gerçekleştiriyor. Ancak uzmanlar, bu hızlı dönüşümün siber güvenlik açıkları, veri gizliliği ihlalleri ve dijital uçurum gibi sorunları beraberinde getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Dijital Devlet Hedefinde Büyük Adımlar
Özbekistan, dijital devlet vizyonunun bir parçası olarak 2020'de "Dijital Özbekistan-2030" stratejisini kabul etti. Bu strateji, kamu hizmetlerinin %80'inin elektronik ortama taşınmasını, genişbant internet erişiminin ülke genelinde yaygınlaştırılmasını ve IT sektörünün GSYİH içindeki payının artırılmasını hedefliyor. Bugüne kadar 400'den fazla e-devlet hizmeti hayata geçirilirken, vatandaşlar artık pasaport başvurusundan vergi ödemeye, iş kurma işlemlerinden sosyal yardım başvurularına kadar birçok işlemi çevrimiçi yapabiliyor. Özellikle başkent Taşkent'te dijital altyapı yatırımları hız kazanırken, birçok kamu kurumunda kağıt işleyiş yerini dijital süreçlere bırakıyor. Bununla birlikte, kırsal bölgelerde internet erişiminin sınırlı olması ve dijital okuryazarlık seviyesinin düşüklüğü, dönüşümün tüm topluma eşit şekilde yayılmasının önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
Düzenleme Açığı ve Siber Güvenlik Riskleri
Özbekistan'ın dijital dönüşümü, yasal altyapının güncellenmesini zorunlu kılıyor. Mevcut veri koruma yasası 2019'da kabul edilmiş olsa da, siber suçlar, yapay zeka kullanımı ve büyük veri gibi yeni teknolojilere ilişkin düzenlemeler halen yetersiz. Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi uluslararası kuruluşlar, Özbekistan'a dijital politikaların geliştirilmesi için teknik destek sağlıyor. Ancak yasal boşluklar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, ulusal güvenlik tehditleri ve dijital dolandırıcılık riskini artırıyor. Özellikle finansal teknoloji alanında hızlı büyüme yaşanırken, mobil bankacılık ve kripto para işlemlerinin denetlenmesi konusunda regülasyon ihtiyacı daha da belirgin hale geliyor. Özbekistan Merkez Bankası, fintech şirketlerini lisanslama ve denetleme konusunda adımlar atsa da, sektörün gelişim hızı düzenleyicilerin kapasitesini aşıyor. Ayrıca, devletin dijital araçlarla vatandaşları daha yakından izleme potansiyeli, sivil toplum örgütleri ve insan hakları grupları tarafından endişeyle karşılanıyor.
Bölgesel Rekabet ve Jeopolitik Boyut
Özbekistan'ın dijital devlet inşası, Orta Asya'daki diğer ülkelerle rekabeti de beraberinde getiriyor. Kazakistan, bölgede dijital dönüşümde lider konumda bulunurken, Özbekistan da bu alanda önemli yatırımlar yapıyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında dijital altyapı projeleri, Özbekistan'ın teknoloji alanında Çin'e bağımlılığını artırabilir. Ayrıca, Rusya ile olan tarihsel bağlar, siber güvenlik ve veri yönetimi konularında Moskova ile işbirliğini gündeme getiriyor. Özbekistan, Çin ve Rusya arasında dengeli bir dijital politika izlemeye çalışırken, Batılı ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan da teknik destek alıyor. Bu durum, ülkenin dijital egemenlik ve güvenlik konularında karmaşık bir denge kurmasını gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Özbekistan'ın dijital dönüşümü, Türkiye ile ekonomik ve teknolojik işbirliği potansiyelini artırıyor. Türk şirketleri, Özbekistan'da e-devlet altyapısı, siber güvenlik ve fintech projelerinde yer alabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi dijital dönüşüm deneyimi (e-Devlet, TOGG gibi) Özbekistan için örnek teşkil edebilir. Bununla birlikte, bölgedeki Çin ve Rusya etkisinin artması, Türkiye'nin Orta Asya'daki nüfuzunu sınırlayabilir. Özbekistan'daki dijital regülasyon eksikliği, Türk yatırımcılar için risk oluştursa da, erken aşamadaki pazar, Türk teknoloji firmalarına önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye, Özbekistan ile dijital altyapı ve siber güvenlik alanında ikili işbirliklerini derinleştirerek bölgesel etkinliğini artırabilir.