Macaristan'ın eski Başbakanı Viktor Orbán, Fransa'da aşırı sağın cumhurbaşkanı adaylığı konusunda Marine Le Pen'i desteklediğini açıkladı. Orbán, Ulusal Birlik (RN) partisinin genç lideri Jordan Bardella yerine 'efsane' olarak nitelendirdiği Le Pen'in yanında yer aldı. Bu açıklama, Fransa'da Le Pen'in adaylığının önündeki hukuki engelin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin mahkeme kararı öncesinde geldi. Orbán, 'eski dostluklara' bağlı kaldığını vurgularken, Avrupa'da aşırı sağ ittifakların yeniden şekillendiği bir dönemde bu tercih dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Orbán, Macaristan'da 2010'dan 2024'e kadar başbakanlık yaptıktan sonra görevi devretmiş olsa da Avrupa siyasetinde hâlâ etkili bir figür. Kendisi, Avrupa'da milliyetçi ve egemenlikçi partiler arasında bir koalisyon oluşturma çabalarının öncülerinden. Orbán'ın Le Pen'i desteklemesi, partisi içinde Bardella'nın genç ve dinamik imajına rağmen Le Pen'in deneyimine ve Avrupa sahnesindeki tanınırlığına verdiği önemi gösteriyor.
Le Pen, 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emmanuel Macron'a kaybetmiş olsa da oyların yüzde 41'ini alarak güçlü bir taban oluşturmuştu. Ancak şu anda, kamu fonlarını kötüye kullanma suçlamalarıyla karşı karşıya. Fransa'da bir mahkeme, Le Pen'in 2027 seçimlerine katılmasını engelleyebilecek bir karar verebilir. Bu dava, Avrupa Parlamentosu'ndaki asistan maaşlarının usulsüz kullanımıyla ilgili. Le Pen, suçlamaları reddediyor ve siyasi bir komplo olduğunu iddia ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Orbán'ın Le Pen'e desteği, Avrupa'da aşırı sağ hareketlerin birbirine kenetlenme çabasının bir yansıması. Macaristan, Polonya ve Fransa'daki milliyetçi partiler, AB'nin federalleşme eğilimlerine karşı ortak bir duruş sergiliyor. Orbán, Le Pen'i 'gerçek bir vatansever' olarak tanımlarken, bu ittifakın 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde etkili olabileceği belirtiliyor. Ayrıca, AB'nin göç politikalarına ve yaptırım kararlarına karşı çıkan bu blok, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da farklı bir duruş sergiliyor.
Bardella ise genç yaşına rağmen RN'nin yüzü haline gelmiş olsa da Orbán'ın tercihi, eski kuşak aşırı sağ liderlerin hâlâ ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Le Pen'in olası bir mahkeme kararıyla adaylığının engellenmesi, Avrupa'daki popülist hareketler için büyük bir darbe olabilir. Bu nedenle Orbán'ın desteği, sembolik olduğu kadar stratejik bir öneme de sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Orbán'ın Le Pen'e desteği, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de Avrupa'da yükselen milliyetçilik ve AB karşıtlığı bağlamında önem taşıyor. Türkiye, AB ile ilişkilerinde benzer şekilde egemenlik vurgusu yapan ülkelerle iş birliği yapabilir. Özellikle Macaristan, Türkiye'nin AB içindeki en yakın müttefiklerinden biri. Orbán'ın liderlik ettiği bu blok, AB'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında daha ılımlı bir tutum alınmasını savunabilir. Ayrıca, aşırı sağın Avrupa'da güç kazanması, göç ve güvenlik konularında Türkiye'yi etkileyebilir. Ancak Le Pen'in Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğu göz önüne alındığında, bu ittifakın Ankara için karmaşık sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.