On beş yıl önce bir araştırma gemisinde, Japon bilim insanlarından oluşan bir ekip, daha önce yalnızca şaşkın denizcilerin efsanevi anlatımlarıyla bilinen bir olayı ilk kez sistematik olarak belgeledi: neon kalamarlar (Ommastrephes bartramii), suyun üzerinde, formasyon hâlinde, birer uzay aracı gibi süzülüyordu. Bu gözlem, okyanusların en gizemli canlılarından birinin yeteneklerinin ne kadar az bilindiğini gözler önüne serdi. Kalamarlar, vücutlarındaki huni biçimli özel bir organ sayesinde suyu güçlü bir jet akımına dönüştürerek hem suyun altında hem de havada kendilerini ileri fırlatabiliyorlar.
Jet motoru gibi bir organ
Bilimsel adı Ommastrephes bartramii olan neon kalamar, Pasifik ve Hint Okyanusu'nun ılıman sularında yaygın olarak bulunur. Yaklaşık 30 santimetre uzunluğa ulaşabilen bu canlılar, vücutlarındaki kaslı manto boşluğuna su doldurur ve ardından bu suyu sifon adı verilen dar huniden yüksek basınçla dışarı püskürtür. Bu jet itişi, kalamarın hem su içinde hızla hareket etmesini hem de su yüzeyinden fırlayarak kısa süreli uçuşlar gerçekleştirmesini sağlar. Havada kalamarlar, yüzgeçlerini kanat gibi açarak ve kollarını yana doğru uzatarak süzülme yeteneği kazanır. Yapılan gözlemlerde, kalamarların yaklaşık 20 metreye kadar mesafe kat edebildiği ve 11.2 metreye kadar yükselebildiği tespit edilmiştir.
Uçan kalamar davranışı, ilk kez 2011 yılında Hokkaido Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından bilimsel bir makaleyle duyuruldu. O tarihten bu yana yapılan çalışmalar, bu davranışın tesadüfi olmadığını, kalamarların avcılardan kaçmak ve enerji tasarrufu sağlamak için bu yöntemi kullandığını göstermektedir. Ayrıca neon kalamarların oldukça sosyal olduğu ve balık sürüleri gibi koordineli hareket ettiği de belgelenmiş durumda. Bu sosyal zekâ, onların avlanma verimliliğini artırıyor ve popülasyon dinamikleri üzerinde önemli etkiler yaratıyor.
Küresel deniz ekosistemleri açısından neden önemli?
Neon kalamarlar, ticari balıkçılık açısından da büyük öneme sahiptir. Özellikle Japonya, Kore ve Kuzey Amerika'nın batı kıyılarında yoğun olarak avlanır. Uçma yetenekleri, bu türün avlanma alanlarının ve göç yollarının daha iyi anlaşılmasını gerektiriyor. İklim değişikliğinin okyanus sıcaklıklarını artırmasıyla birlikte bu kalamarların dağılım alanlarının değişmesi bekleniyor. Bilim insanları, bu türün davranışlarını inceleyerek deniz ekosistemlerinin iklim değişikliğine nasıl tepki verdiğine dair önemli ipuçları elde ediyor. Uçma davranışı, kalamarların yüzey sularındaki enerji harcamalarını azaltmalarına yardımcı olabilir; bu da onların daha uzun göçler yapabilmesini sağlar. Ayrıca bu tür, balık sürülerinin avcısı konumunda olması nedeniyle deniz besin ağının kritik bir halkasını oluşturur. Bu nedenle, neon kalamarların davranışlarını anlamak, sürdürülebilir balıkçılık yönetimi ve okyanus sağlığının izlenmesi açısından büyük önem taşır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Neon kalamarların uçma davranışı, doğrudan Türkiye'nin dış politikasını veya ekonomisini etkileyen bir gelişme olmasa da, küresel deniz ekosistemlerinin ve iklim değişikliğinin etkilerine dair önemli bir gösterge oluşturuyor. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak deniz kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine büyük önem vermektedir. İklim değişikliği nedeniyle Akdeniz'deki deniz canlılarının dağılımında değişiklikler yaşanmakta ve bazı istilacı türler ortaya çıkmaktadır. Neon kalamar gibi türlerin davranışlarının anlaşılması, deniz ekosistemlerinin küresel ölçekte nasıl değiştiğine dair veriler sunarak, Türkiye'nin denizcilik politikalarına ve balıkçılık yönetimine katkı sağlayabilir. Ayrıca, bu tür bilimsel bulgular, uluslararası iş birliği ve deniz bilimleri alanında Türk bilim insanlarının küresel araştırmalara katılımını teşvik edebilir.